buluştuk

Üç ya da dört ay buluştuk, haftada bir ya da iki kere.

We met for three or four months, once or twice a week.

Birkaç ay önce öğle yemeği için buluştuk.

A few months back, I met her for lunch.

Bu yüzden burada buluştuk.

That's why we're meeting here.

Neden bu gece buluştuk?

Why did we meet tonight?

Bir röportaj için onun otel odasında buluştuk.

We met for an interview in her hotel room.

Ben ve Gwen, bu yaşlı adamla bir kulüpte buluştuk.

Me and Gwen, we met this old guy at a club.

Şimdiden iki kez buluştuk.

We've already met twice.

Yine buluştuk, Bay Holmes.

"We meet again, Mr. Holmes!

Sonra en azından bir saat bir gün buluştuk.

Later, we dated at least an hour a day

Terk edilmiş bir evde her gün Chul ile buluştuk.

We met Chul everyday at an abandoned house.