Turkish-English translations for bunaltıcı:

depressive, depressing · overwhelming · muggy · stuffy · oppressive · suffocating · other translations

bunaltıcı depressive, depressing

Bu çok bunaltıcı, değil mi?

Well, this is depressing, isn't it?

Büyümek için ne kadar da bunaltıcı bir yer.

What a depressing place to grow up.

Ne bunaltıcı bir konuşma

What a depressing conversation

Click to see more example sentences
bunaltıcı overwhelming

Belki de Ethan çok bunalmıştı belki de bu yüzden mesafeli davrandı.

Well, maybe Ethan was overwhelmed by the moment, and that's why he was distant.

Fakat ben daha az bunaltıcı olması için buradayım.

But I'm here to make it less overwhelming for you.

Çünkü çok bunaltıcı oldu.

Because it is so overwhelming.

Click to see more example sentences
bunaltıcı muggy

Florida bu insanlar için yeterince sıcak ve bunaltıcı değil mi?

Is Florida not hot and muggy enough for these people?

Bunaltıcı bir Miami sabahında buzlu kahveden daha iyi bir şey yoktur, öyle değil mi?

Well, there's nothing better on a muggy miami morning Than an iced coffee, right?

Evet, biraz bunaltıcı değil mi?

It is a little bit muggy.

Click to see more example sentences
bunaltıcı stuffy

O kadar sıkıcı ve meşakkatli ve boğucu ve bunaltıcı ve sıkıcı!

It's so deadly dull and tedious and stuffy and boring and desperately dull!

Burası çok bunaltıcı, değil mi?

It's stuffy in here, isn't it.

Her zaman dağınık ve bunaltıcı.

It looks all messy and stuffy.

bunaltıcı oppressive

Sadece sıcak ve bunaltıcı.

It's just hot and oppressive.

bu bunaltıcı mekandan kurtul

And this oppressive neighborhood

bunaltıcı suffocating

Çok bunaltıcı değil mi burası?

Isn't it suffocating in here?

Ne kadar bunaltıcı olduğunu.

Well, how suffocating it is.