Turkish-English translations for burun:

nose · nostril · nasal · snout · Cape · point · head · toe · tip · beak · hooter · conk · other translations

burun nose

Yani demek istediğim güzel bir yüz, yakışıklı ve çok güzel bir burun.

I mean, you know, a good face, handsome, but a beautiful nose.

Bu ayakların yanında tek lazım olan kırmızı bir burun.

With feet like those, all you need is a red nose.

Parlak gözler, çalışan bir burun güçlü dişler!

Bright eyes, working nose, strong teeth!

Click to see more example sentences
burun nostril

Hayır, burun deliklerini aç!

No. Nostrils wide open!

Kokain onun burun delikleri içindeki toplanmıştır.

Cocaine was collected from inside her nostrils.

Burun deliklerini ve etrafını kokla, Ryan.

Open your nostrils and smell around you, Ryan.

Click to see more example sentences
burun nasal

Bu bir burun spreyi.

This is a nasal spray.

Öksürük şurubu, burun açıcı dekonjestan, C vitamini hapları.

Cough suppressant, nasal spray, decongestant, vitamin C.

Bana burun spreyini ver.

Give me the nasal spray.

Click to see more example sentences
burun snout

İşte küçük domuzcuk, bu da burnu.

Here's a little piggy, here's his snout.

Mükemmel simetrik burun delikleri.

Perfectly symmetrical snout holes.

Orada dur bakalım, sosis burun!

Hold it right there, sausage snout!

Click to see more example sentences
burun Cape

Altı hafta önce Jen ve ben May Burnu'na hafta sonu için gitmiştik.

Six weeks ago I took Jen to Cape May for the long weekend.

Eski Caledonia çılgın bir parti sırasında Hatteras Burnu açıklarında battı.

The Old Caledonia went down during a wild party off Cape Hatteras.

Burası Afrika Burnu Yarımadası.

This is Africa's Cape peninsula.

Click to see more example sentences
burun point

Danny, Devon Burnu senin için ne ifade ediyor?

Danny, what does devon point mean to you?

Burnun hâlâ sivri uçlu.

Your nose is still pointed.

Onların sivri ve ıslak burunları vardır.

They have pointed snouts and wet noses.

Click to see more example sentences
burun head

Bu yüzden senin burnun kan içinde, benim de kafamda bir yumru var.

That's why your nose is gushing blood, and I've got a lump on my head.

Sen ve senin burnu havada fikirlerin

You and your big-headed ideas.

Burunları, çeneleri ve kafaları kırıldı.

Noses, jaws and heads were broken.

burun toe

Bir yara, ben, taraklı ayaklar, üçüncü bir burun deliği?

A scar, a mole, webbed toes, a third nostril?

Biraz kulak parmak, burun bir diş.

Bit of ear toe, a nose, a tooth.

burun tip

Eddie Garcia'nın burnunun ucu.

Tip of eddie garcia's nose.

burun beak

Sen olmaz, akbaba burunlu!

Not you, buzzard beak.

burun hooter

Yeni burnunu çok sevdim. teşekkürler.. aslında yeni sayıImaz. sadece daha ufak.

I love your new hooter. Thanks. It's not actually new, it's just smaller.

burun conk

Sen de fena değilsin, burun surat.

You're not so bad yourself, conk-face.