Turkish-English translations for buzlu:

iced · with ice · on the rocks · icy · frosted · ground · other translations

buzlu iced

Kendim için buzlu bir kahve, Michael için kafeinsiz buzlu bir kahve ve Fred içinde Latte kahvesi alabilir miyim?

Good. Oh can I get an Iced coffee and a Decaf Iced coffee for Michael and a Latte for Fred.

Sana bir şeyler getireyim mi? Limonata, buzlu çay?

Can I get you something some lemonade, some iced tea?

Sana buzlu çay getireyim mi, ya da daha sert bir şeyler?

Can I get you some iced tea? Something harder?

Click to see more example sentences
buzlu with ice

Art, bana bir bira ve bir tane de buzlu süt.

Art, can I have a beer and milk with ice.

Vodka tonik, buzlu viski, ve buzlu kırmızı şarap.

Vodka tonic, bourbon rocks, and red wine with ice.

Buz rendesi kendine bir iyilik yap, daha doğrusu bana bir iyilik yap. Kimse senin yuvarlanmak istemiyor.

Shave ice, do yourself a favor, do me a favor, actually, nobody wants to "marticulate" with you

Click to see more example sentences
buzlu on the rocks

Bana bir duble buzlu Jack Daniels getir.

Bring me a double Jack Daniels on the rocks.

Jack ve kola bir de buzlu içki.

Jack and coke and a scotch on the rocks.

Hemşire, hanım için buzlu bir burbon, lütfen.

Nurse, bourbon on the rocks for the lady, please.

Click to see more example sentences
buzlu icy

Çok temiz ve buz gibi soğuk bir suda, kağıdı yıkarsın ve sonra

In extremely clear and icy cold water you wash the paper and then

Ellesmere Adası, Kuzey Kanada ve Grönland arasında buzlu sularda uzanır.

Ellesmere Island lies in the icy waters between northern Canada and Greenland.

Evet, seni buzlu bir ölümden uzak tutuyorlar.

Yeah, they're keeping you from an icy death.

Click to see more example sentences
buzlu frosted

Lütfen, lütfen, lütfen bana meyveli buzlardan al, lütfen

Please. Please. Please buy the Fruity Frosted Pebbles.

Bir karton maltlı süt topları, bir kutu pudra şekeri, bir kutu çikolatalı buzlu

A carton of malted milk balls, one box confectioner's sugar a can of chocolate frosting"

Tekrar merhaba, Buz.

Hello again, Frost.

Click to see more example sentences
buzlu ground

Toprak değil, buz.

Not ground. Ice.

Saf insan safra kesesi. Kuru ve buzlu.

Pure human gallbladder, dried and ground.

Ne var içinde, buzlu cam mı?

What's in that, ground glass?

Click to see more example sentences