Turkish-English translations for cüret etmek:

dare · to dare · other translations

cüret etmek dare

Ben sıradan bir ölümlüyüm, fakat bu sıradan ölümlü sana bir şey sormaya cüret edebilir mi?

I am only an ordinary mortal, but dare this ordinary mortal ask you something?

Ona dokunmaya cüret etme sakın.

Don't you dare touch him.

Beni tehdit etmeye cüret etme.

Don't you dare threaten me.

Click to see more example sentences
cüret etmek to dare

Anne, ona evet demeye cüret etme sakın.

Mom, don't you dare say yes to him.

Ona hakaret etmeye cüret etme!

Don't you dare to insult her!

Çok fazla özgürlüğün olduğu bir dünyada, bir genç farklı olmaya cüret etti.

In a world with too much freedom, one young man dared to be different.

Click to see more example sentences