Turkish-English translations for cüret:

daring · nerve · audacity · courage · other translations

cüret daring

Ben sıradan bir ölümlüyüm, fakat bu sıradan ölümlü sana bir şey sormaya cüret edebilir mi?

I am only an ordinary mortal, but dare this ordinary mortal ask you something?

Bir hayalet bile bana saldırmaya cüret edemez.

Even a ghost wouldn't dare attack me.

Bu ne cüret genç bayan?

How dare you, young lady.

Click to see more example sentences
cüret nerve

Kim cüret etti, "çiş" diye adlandırmaya bu iksiri?

Who has-a the nerve-a to say My elixir is piss

cüret audacity

Bu ne küstahlık.Buna nasıl cüret edersin?

The audacity. How fucking dare you?

cüret courage

Bir dansçının şarkı söylemesi macera, cüret ve cesarettir.

Sing a foot-stomper about adventure and daring and courage.