Turkish-English translations for canlandırıcı:

invigorating · refreshing · stimulate, stimulant · other translations

canlandırıcı invigorating

Bolivya, canlandırıcı yeni bir meydan okuma olacak.

Bolivia will be an invigorating new challenge.

Söylemem lazım. Bu gerçekten tuhaf bir şekilde canlandırıcı.

I have to say, this is really strangely invigorating.

Az önce en canlandırıcı banyomu yaptım.

I just had the most invigorating bath.

Click to see more example sentences
canlandırıcı refreshing

Ne canlandırıcı bir olay!

What a refreshing experience!

Aimee gerçekten canlandırıcı geldi.

I really find Aimee refreshing.

canlandırıcı stimulate, stimulant

Bu tam canlandırıcı bir konuşma.

This is a stimulating conversation.

Puro, canlandırıcı ve rahatlatıcı.

That's stimulating and relaxing.