Turkish-English translations for cesaret etmek:

dare · to dare · other translations

cesaret etmek dare

O yaratık gibi bana meydan okumaya cesaret edemez.

He wouldn't dare challenge me like that Creature.

Kötü adamlar cesaret edemez.

The bad men wouldn't dare.

Hayır, Çünkü cesaret edemezsin.

No, because you don't dare.

Click to see more example sentences
cesaret etmek to dare

Bu sefer bir yolunu bulup Ravana'nın büstünü yakacağız. Kimse bir daha Ravana'nın büstünü yakmaya cesaret edemeyecek.

This time we'll burn Ravana's effigy in a way.. That no one would dare to burn Ravana's effigy again.

Herkes biliyor ama kimse ona dokunmaya cesaret edemiyor!

Everybody knows it, but no one dares to touch him

Kimse Dynamite karşı gelmeye cesaret edemiyor, kanun bile.

Nobody dares to resist Dynamite, not even the law.

Click to see more example sentences