cesur

Ya çok cesur ya da aptal bir adamsın.

You are either a very brave man or a fool.

Bir gün için yeterince cesur oldun.

You've been brave enough for one day.

Ama sen sert ve cesur bir kızsın.

But you're a tough and brave girl.

Çok iyi ve cesur bir adam.

A fine man and a brave one.

Karanlık bir geçmişi olan güçlü ve cesur bir kadın

A woman with a dark past strong and brave

Pek değil ama şüphe yok ki, cesur bir yeni dünyaya doğru gidiyoruz.

Not exactly but it's a brave new world we're headed for, no doubt about that.

İşte benim küçük, cesur adamım.

That's my brave little man.

Sen cesur bir kızsın, bunu biliyorsun değil mi?

You're a brave little girl, you know that?

Cesur bir adamsın, fakat, Tom Morgan benim sorumluluğumda.

You're a brave man, but Tom Morgan is my responsibility.

Bana güçlü ve cesur olmayı öğrettin. Ama sen bir korkaksın!

You taught me to be strong and brave, but you're a coward.