Turkish-English translations for ceza:

punished, punishment · penalty · ticket · detention · criminal · fine · penal · retribution · penance · discipline · forfeit · sanction · pain · suspension · infliction · other translations

ceza punished, punishment

Sanırım bu uygun bir ceza olur. Gerçi aslında bu bir onurdur.

That sounds like a proper punishment although it's actually an honor for you.

Bu bir ceza değil Bay Kent.

This isn't punishment, Mr. Kent.

Bu da beni bu kadar çok sevmenin cezası.

And this is the punishment of loving me so much.

Click to see more example sentences
ceza penalty

Bu davacı çok, çok iyi ve ölüm cezası verdirmeye uğraşıyor.

This prosecutor is very, very good and he, s seeking the death penalty.

Bunun için ölüm cezası verilsin.

For that, the death penalty.

Bu ceza yeterli değil mi?

Isn't that penalty enough?

Click to see more example sentences
ceza ticket

Bu kadının bir şiddet geçmişi yok kaydı yok, trafik cezası bile yememiş.

This woman has no violent history, no record, not even a traffic ticket.

Bir trafik cezası bile mi yok?

Not even a traffic ticket?

Bir trafik cezası.

A traffic ticket.

Click to see more example sentences
ceza detention

Bunun bir ceza olduğunu biliyorum ama sanırım ben buraya ait değilim.

I know it's detention, but, um, I don't think I belong in here.

Sadece kendi kendine bir ceza daha aldın

You just bought yourself another detention.

Ama Martine Lachance'a bir ceza veremeyiz. Çünkü o öldü.

But we can't give Martine Lachance a detention, because she's dead.

Click to see more example sentences
ceza criminal

Genç bayan, bu sivil bir dava değil, ceza davası.

Young lady, this isn't a civil case, this a criminal action.

Ben ceza avukatı değilim.

I'm not a criminal lawyer.

Bu bir ceza duruşması.

This is a criminal trial.

Click to see more example sentences
ceza fine

Ama bu sadece bir ceza!

But it was only a fine

Para cezası yüz milyon dolar ve senin pantolonun.

The fine is a hundred million dollars and your pants.

Sözel ahlak kanununu çignediginiz için bir kredi ceza ödeyeceksiniz.

You are fined one credit for violation of the verbal-morality statute.

Click to see more example sentences
ceza penal

Aynı zamanda suçlusun da ve doğurganlık ceza kanununa göre bir teröristsin.

And you're also a criminal and, according to the fertility penal code, a terrorist.

Tabii ki efendim çok kolay olurdu Ceza Kanunu takip etmek.

Of course, sir, the easiest thing would be to follow the penal code.

Fransız Guyanası'nın bu berbat ceza sistemi onu kurtaramadı. ALTYAZI: hellbundyusyahoo.com

This, the infamous penal system in French Guiana did not survive him. divxbesthotmail.com

Click to see more example sentences
ceza retribution

Belki bu sadece bir ceza.

Maybe this is just retribution.

Bundan daha acı verici bir ceza olamaz sanırım.

I can't think of a more painful retribution.

Eski yaşamı için yalnızca bir ceza.

It's just retribution for a former life.

Click to see more example sentences
ceza penance

Hayır Rita, bu ceza benim için çok önemli.

No Rita, this penance is very important for me

..Ve papaz bana her zaman ki cezayı verir..

And the priest gives me the usual penance:

Cezam, Bay Mulder.

Penance, Mr Mulder.

ceza discipline

Foucault'tan Otorite ve Ceza.

Foucault's Discipline and Punish.

Onaylanmamış disiplin cezasını görelim.

Bring on the unapproved discipline.

ceza forfeit

Bir film söyle ya da cezayı çek.

Name a film or pay the forfeit.

Ya da cezayı çek.

Or pay the forfeit.

ceza sanction

Hapis yok, ceza yok?

No jail? No sanctions?

ceza pain

Bundan daha acı verici bir ceza olamaz sanırım.

I can't think of a more painful retribution.

ceza suspension

Cezalar, gözaltılar, özel bir sınıf mı?

Suspensions, detentions, a Special Ed class?

ceza infliction

Hakedilen cezanın haklı cezasının ilgili bir ajan tarafından verilmesi

A righteous infliction of retribution manifested by an appropriate agent.