Turkish-English translations for cinsel:

sexual · sex · carnal · other translations

cinsel sexual

Profesyonel bir ilişkisi vardı, cinsel ilişki değil.

He had a professional relationship, not a sexual relationship.

Cinsel saldırı belirtisi de yok.

No sign of sexual assault, either.

Bana hiç cinsel kimlik krizi gibi görünmedi.

Don't look like no sexual identity crisis to me.

Click to see more example sentences
cinsel sex

Hayır, bu senin cinsel hayatın.

No, that's your sex life.

Bu cinsel bir şey mi?

Was this a sex thing? What?

Oh, sonunda, cinsel konuşma!

Oh, finally, the sex talk!

Click to see more example sentences
cinsel carnal

O sadece cinsel zevkleriyle bilinir.

He's known only the carnal pleasures.

İkinci randevu, akşam yemeği ve tam cinsel münasebet.

Second date is dinner, full carnal knowledge.

Smeaton, Kraliçe ile cinsel ilişkiniz oldu mu?

Smeaton, did you have carnal relations with the Queen?

Click to see more example sentences