Turkish-English translations for civar:

neighborhood · area · vicinity · locality, local · outskirts · neighbourhood · adjacency, adjacencies · other translations

civar neighborhood

Bu civardan başka bir kız daha kaybolmuş olabilir.

There might be another girl missing from this neighborhood.

Bu kızı bu civarda hiç gördünüz mü?

Seen this girl around the neighborhood?

Bu civardan bir efsane.

It's a neighborhood legend.

Click to see more example sentences
civar area

Pekâlâ, civarda sadece üç tane var.

Okay, there's only three in the area.

O civarda bir şey belki?

Maybe something in that area?

Bu civarda bir arkadaşı ya da akrabası olabilir.

He could have a friend or relative in the area.

Click to see more example sentences
civar vicinity

Bay Worf, Dulisian IV civarında başka bir gemi var mı?

Mr. Worf, any other ships in the vicinity of Dulisian IV?

Büyük bir patlama oldu. Liverpool Caddesi'ndeki istasyon civarında.

Large explosion, vicinity of Liverpool Street station.

Ben onu bu civarda bir yere bıraktım.

I left him somewhere in this vicinity. Okay?

Click to see more example sentences
civar locality, local

Grubun lideri bir dükkân sahibiydi; civarda bir dükkân işletiyordu.

And the leader ofthe group was a storekeeper a local storekeeper.

Bu civarın Santería rahibi.

That's the local santero.

Arnold Green, civardaki organize suçların önde gelen ismi.

Arnold Green, local luminary of organized crime.

civar outskirts

Tüm kara yollarını ve An-san civarını araştırın.

Search all highways outskirt of An-san.

civar neighbourhood

Benim düşündüğüm civarda değil, ama daha iyi bir civarda

Not my neighbourhood, but It's a better neighbourhood.

civar adjacency, adjacencies

Beverly Hills civarı.

Beverly Hills adjacent.