Turkish-English translations for dönüşüm:

recycle, recycling · transformational, transform, transformation · conversion · transmutation · transition · mutation · other translations

dönüşüm recycle, recycling

Yani yolun iki dakika aşağısında belediyenin geri dönüşüm tesisi var.

I mean, there's a municipal recycling facility two minutes down the road.

Mobile'e Geri Dönüşüm Kongresi için gittim. Ve bir bebek yaptım.

I went to Mobile for a recycling convention, and made a baby.

Çocuklar, çeşitlilik ve geri dönüşüm hakkında.

It's about children and diversity and recycling.

Click to see more example sentences
dönüşüm transformational, transform, transformation

Güneş nihayet döndüğünde sıra dışı bir dönüşüm başlıyor.

When the sun finally returns, an extraordinary transformation begins.

Ve o enerji, dönüşüm için gereklidir.

And energy is necessary for transformation.

O an, sanki bir dönüşüm gibiydi.

That moment was like a transformation.

Click to see more example sentences
dönüşüm conversion

Bu dönüşüm sarsıcı olabilir, sadece bizim için, ruhumuz için değil, ama etrafımızdakiler için de.

Now, that conversion can be traumatic, not only for ourselves, our souls, but for those around us.

Bana saf bir dönüşüm sistemi gibi gözüküyor.

Looks to me almost like a pure conversion system.

Okyanus Termal Enerji Dönüşümü adı veriliyor.

It is called Ocean Thermal Energy Conversion.

Click to see more example sentences
dönüşüm transmutation

Şahsen ben çok sevimli bir dönüşüm olduğunu düşünüyorum.

Personally, I think it makes a very lovely transmutation.

Şimdi insan dönüşümünü gerçekleştir ve beşinci kurban ol.

Now, perform human transmutation and become the fifth sacrifice.

Bu ülkeden yapılmış bir dönüşüm çemberi.

A transmutation circle made from this country.

Click to see more example sentences
dönüşüm transition

Bunların belirsiz zamanlar olduğunu biliyorum ve bu sizin için zor bir dönüşüm oldu.

I know these are uncertain times and this has been a difficult transition for you.

Ve eğer Bonnie başarılı olursa dönüşümünden sonra yaşayacak.

And if Bonnie's successful, he'll live through his transition.

Bu dönüşüm, bu.. Tanrım!

This transition, this god!

Click to see more example sentences
dönüşüm mutation

Dönüşüm çok daha güçlü.

The mutation's too strong.