Turkish-English translations for dönek:

quitter · turncoat · fickle · apostate · deserter · renegade · other translations

dönek quitter

Evet, çünkü o bir dönek değil.

Yeah, because he's not a quitter.

Jo Lupo, dönek.

Jo Lupo, quitter.

Hayır, dönek falan değilsin sen.

No, hey, you're not a quitter.

Click to see more example sentences
dönek turncoat

Öyle olduğunu gayet iyi biliyorsun, seni şişko dönek!

You know damn well it is, you fat turncoat!

İşte sen busun, MacChesney, hep kuralların ardına gizleniyorsun seni adi dönek!

That's you, MacChesney, always hiding behind regulations you Brummagem turncoat!

Evet, o küçük bir dönek.

Yeah, a right little turncoat.

Click to see more example sentences
dönek fickle

Selamlar, benim dönek arkadaşım.

Greetings, my fickle friend.

Kader her zaman dönek değildir.

Fate isn't always fickle.

Neden erkekler çok dönek.

Why are men so fickle?

Click to see more example sentences
dönek apostate

Bu yüzden dönek kafir Kardinal Guiliano Della Rovere için aforoz kararını açıklayacağız.

We hereby impose an excommunication upon that heretic apostate Cardinal Guiliano Della Rovere.

Dönek bir büyücüyü arıyorum, ne oldu burada?

I'm tracking an apostate mage, what happened here?

İşte senin kaderin, dönek!

Here is your destiny, apostate!

Click to see more example sentences
dönek deserter

Asla bir dönek olmadım!

I've never been a deserter!

Adam bir dönek.

He's a deserter.

dönek renegade

Dönek, nekrofil bir prensesi oda arkadaşım olarak istemiyorum.

I don't want some renegade necrophile princess as my roommate.