düşmeden

Hangi onu daha da önemli hale Bizim için güçlü bir takım ile düşmeye.

Which makes it all the more important for us to fall in with a strong team.

Prenses Parıltı duygusal destek için burada, düşmeden önce beni tutmak için.

Princess Sparkles is here for emotional support, helping to cushion me before the fall.

Ona bir içki ver George, o kadar da dehşete düşme.

Give him a drink, George, and don't look so shocked.

Şuraya otur ve aşağı düşme, olur mu?

Just sit down there and don't fall off, okay?

Bu bir tuzak, bu tuzağa düşmeye de hiç niyetim yok.

This is a trap, and I don't intend to fall into it.

Lütfen sakın düşme!

Please don't fall

Sakın düşme ve kendini incitme.

You don't fall and hurt yourself.

Atlanta düşmeye başladı, ben de Theresa ile güneye gittim.

Atlanta started to fall, so I headed south with Theresa.

Sakın düşme, şimdi.

Don't fall, now.

Dikkat et, düşme sakın.

Watch it. Don't fall.