Turkish-English translations for düzey:

level · senior · ranking, rank · grade · standard · degree · other translations

düzey level

Ama bu tamamen başka bir düzey.

But this is at another level completely.

Enkazda beklenmedik seviyede yüksek düzeyde alüminyum, magnezyum, silikon ve demir oksit saptadım.

I found unusually high levels of aluminum, magnesium, silicon and iron oxide in the wreckage.

Düşük düzeyde,.. ama görmezden gelmek son derece zor.

The levels are low, but awfully hard to ignore.

Click to see more example sentences
düzey senior

Gelecek hafta üst düzey parti üyeleri kasabaya geliyor.

Next week the senior party members are coming to town.

Üst düzey bir an olması, sanırım.

Having a senior moment, I guess.

Size üst düzey bir pazarlama yetkilisi gerek.

You need a senior marketing executive.

Click to see more example sentences
düzey ranking, rank

Eğer, üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi

What if a quote, high-ranking White House official

Orada çok üst düzey bir aile yaşıyor.

A very high-ranking family live there.

Bu Binbaşı Kira, istasyondaki en üst düzey Bajoran.

This is major Kira, the highest-ranking Bajoran on the station.

Click to see more example sentences
düzey grade

Özellikle de üst düzey kızlarla.

Especially with girls of top grade

Hepsi askeri düzey.

All military grade.

Marion, bu askeri düzeyde bir hardal gazı.

Marion, this is military-grade mustard gas.

Click to see more example sentences
düzey standard

Tüm üst düzey çalışanlar için standart.

Standard for all upper-level employees.

düzey degree

Üç dakikada yükseköğrenim düzeyinde bir diploma.

A university-level degree in three minutes.