Turkish-English translations for dağıtıcı:

distraction, distracting · dealer · distributor · dispenser · distributer · other translations

dağıtıcı distraction, distracting

Bir kadın istihbarat görevlisi için koca, dikkat dağıtıcı olmalı.

A husband must be a distraction for a female intelligence officer.

Bu yıl biraz dikkat dağıtıcı oldu.

This year's been a little distracting.

Hayır, Mike, bu dikkat dağıtıcı değil.

No, Mike, that's not distracting.

Click to see more example sentences
dağıtıcı dealer

Süratli G. adında bir dağıtıcı.

A dealer named Quickie G.

Oteldeki kokain cinayetleri, bu dağıtıcı ve kız?

The hotel cokehead murders, this dealer and the girl?

Dağıtıcı lolita oldu.

Dealer's call, Lolita.

dağıtıcı distributor

Tamam, yani o bir dağıtıcı.

Okay, so he's a distributor.

Bana sadece dağıtıcı lazım.

I just need a distributor.

Ve ana dağıtıcıları sınıflandıralım.

And let's macro distributors classify.

dağıtıcı dispenser

Uyku gazı dağıtıcıları, telepati önleyiciler ve biraz da otomatik taret.

Sleep gas dispensers and telepathy blockers and some automated gun turrets.

Pekala, bir çeşit çeşni dağıtıcı gibi görünüyor.

Well it looks like some sort of condiment dispenser?

Built-in peçete dağıtıcıları.

Built-in napkin dispensers.

dağıtıcı distributer

Harry, O bir Borg dağıtıcı düğümü.

Harry, that's a Borg distribution node.

Buna "dağıtıcı programlama" denir.

It's called distributive computing.