Turkish-English translations for dahil:

including, included · involvement · interior · inclusion, inclusive · other translations

dahil including, included

Önceki gün bir çocuk uyuşturucu yüzünden öldü. Ve, ben de dahil hiç kimse bu konuda bir şey yapmıyor.

A kid died the other day from drugs, and nobody, including me, is doing anything about it.

Her şeyi ben yapıyorum, salata da dahil.

I make everything here, including the salad.

Evet, buna diğer ortaklar da dahil.

Including the other partners, yes.

Click to see more example sentences
dahil involvement

Küçük kardeşi bir lezbiyen, ve biz de olaya dahil olmak istedik.

His younger sister is a lesbian, and we just really wanted to get involved.

Sen bu olaya dahil olmadın değil mi?

You're not involved in this, right?

Hunter, Henry Crowder'ın peşine düşünce, Crowder ortadan kayboldu ve Miami işe dahil oldu.

Well, Hunter went after Henry Crowder, Crowder disappeared, and Miami got involved.

Click to see more example sentences
dahil interior

İnsanlar bir bütündür: harici ve dahili, maddi ve manevi.

Humans are a whole: Exterior and interior, material and spiritual.

Dahili atmosfer, alışılagelmiş nitrojen-oksijen.

Interior atmosphere: Conventional nitrogen-oxygen.

dahil inclusion, inclusive

Üç kişilik bir aile kurtarıldı, bir köpek dahil.

Saved a family of three, a dog inclusive.

Tabii her şey dahil.

All inclusive, of course.