Turkish-English translations for daima:

always · forever · ever · forever and ever · still · continually · night · eternally, eternal · constantly · consistently · other translations

daima always

O, benim iyi bir arkadaşım ve daima olacak, ama hepsi bu.

He's a good friend of mine, and he always will be, but that's all.

Ne olursa olsun daima gerçek baban olacak.

No matter what, he'll always be your real dad.

Daima bu soruyu sor.

Always ask that question.

Click to see more example sentences
daima forever

Her zaman ve daima sözü tanıdık geliyor tabii. Ama sen de bunu biliyordun.

Yes, always and forever, a familiar promise, but then, you knew that.

Hep birlikte olacağız. Daima.

We'll always be together forever.

Daima arkadaşız, değil mi?

We're friends forever, right?

Click to see more example sentences
daima ever

Ne olursa olsun daima onun babası olacaksın.

What ever happens you always will be her father.

Daima iyi bir çocuk ol" "Sakın silahlarla oynama

Always be a good boy Don't ever play with guns

Mara için, O daima en iyi baba.

To Mara, he's the best dad ever.

Click to see more example sentences
daima forever and ever

Sonsuza dek ve daima Beraber olacağız

Forever and ever We'll be together

Daima Sonsuza Kadar Dost.

Best friend forever and ever.

Sonsuza dek, daima, bebeğim.

Forever and ever, babe.

Click to see more example sentences
daima still

Yine de, seni görmek daima güzel.

Still, it's always good to see you.

Daima bu seni büyük bir ihtimalle en akıllı canlı insan yapar.

Still, that probably makes you the most intelligent human being alive.

Çoktan unutulmuş, hâlâ yasaklı ve daima görünmez.

Already forgotten, still forbidden, always invisible.

daima continually

İnsan ırkı daima devam ediyor.

The human race always continues.

Daima değişen verilerin sürekli bir döngüsü.

It's a continuous loop of ever-changing data.

daima night

O kadar gerçek gibi geliyor ki ve daima geceleri bu bu tam burada.

It just seems so real. And always at night, it's it's right there.

Bir gece daima bir fark yaratır!

One night always makes the difference!

daima eternally, eternal

Hoşça kal ve daima minnettarım ve beni affet.

Good bye and eternally grateful and forgive me.

daima constantly

Yellowstone'un termal kaynaklarında sıcaklık daima kaynama noktasına yakındır.

In Yellowstone's thermal springs, the temperature is a constant near-boiling.

daima consistently

Daima değişen bir dünyada, bu, tek bir noktanın tutarlılığıdır.

In an ever-changing world, it is a single point of consistency.