Turkish-English translations for dakika:

minute · min · moment · time · instant · other translations

dakika minute

Bekle bir dakika sen ve kardeşin beraber çalışıyorsunuz ve kimse bunu bana söylemedi öyle mi?

Wait a minute, you and your brother are working together and nobody told me about that?

İstersen biraz daha kal ve Paul ile bir kaç dakika daha konuş. Ve ben de

You wanna stay and talk to Paul for a few more minutes and I can

İki dakikan var. Ondan sonra benim de yapabileceğim bir şey yok.

You have two minutes, after which, there's nothing I can do.

Click to see more example sentences
dakika min

Bekle bir dakika sen ve kardeşin beraber çalışıyorsunuz ve kimse bunu bana söylemedi öyle mi?

Wait a minute, you and your brother are working together and nobody told me about that?

Hayır, bana sadece bir dakika ver.

No, please just give me a minute.

Bana beş dakika ver ahbap.

Give me five minutes, dude.

Click to see more example sentences
dakika moment

Lütfen üç dakika içinde geri dön. Sadece bir dakika bayan.

Please come back in three minutes Just a moment miss

Başkan ile bir dakika yalnız kalmak istiyorum.

I'd like a moment alone with the president.

Lütfen bir dakika dışarıya gel.

Please come outside for a moment.

Click to see more example sentences
dakika time

Beş dakika uzun bir zaman.

Five minutes is a long time.

Bak, bolca zamanımız var sadece bana beş dakika verin.

Look, we've got plenty of time just give me five minutes.

İki dakika bekle bekle ve bir süre huzur içinde ol.

Wait for two minutes... .wait and be at peace for some time.

Click to see more example sentences
dakika instant

Ve sonra bir tarih, bir zaman, bir dakika, tam bir an kararlaştırmışlar mıdır?

Did they then decide on a date, a time, a minute, a precise instant?

Her dakika, her saat, her an... .anıların bana bir işkence.

Every moment, every hour, every instant your memories torment me.

Şu küçük botları bir dakika bana ver.

Give me those little boots, right this instant.