danışmaya

O bana tıbbi danışma için geldi, derek.

She came to me for medical consultation Derek.

O bana tıbbi danışma için geldi, derek. Ben onun doktoruyum.

She came to me for a medical consultation, Derek.

Bana danışmadan önce neden bu kadar süre beklediniz?

Why have you waited so long before consulting me?

Michael ve Sean McNulty. Lütfen danışmaya.

Michael and Sean McNulty please report.

Beyaz Saray Danışma Kurulu mektup bile yazdı.

White House counsel even wrote the letter.

Ama bunu bana hiç danışmadan yaptın.

But you did it without consulting me.

Nasıl olur da bana danışmadan birini işe alırsın?

How could you hire someone without consulting me?

Yalnızca vize üzerine bir danışma, ama şu anda bana ihtiyacı var.

It's just consultation on a visa, but she needs me now.

Hem de özel bir ordu, ayrıca da Arcadia'da bir politika danışma grubu.

And a private military. And a policy group with Arcadia.

Jack Shephard, lütfen en yakın danışma masasına gidin.

Jack shephard, please go to the nearest courtesy desk.