Turkish-English translations for davası:

trial · lawsuit · suit · prosecution · litigation · feud · action · claim · other translations

davası trial

Bu siyasi bir dava değil.

This is not a political trial.

Bu onun davası değil.

This isn't his trial.

Bu dava bu cinayetten önce de yanlış gidiyordu.

The trial was going wrong before this murder.

Click to see more example sentences
davası lawsuit

O davada sana güvendim çünkü senin yetenekli bir avukat olduğunu düşünmüştüm.

I trusted you with that lawsuit because I thought you were a competent attorney.

Ve şimdi bir dava ve araştırma var.

And now there's a lawsuit and an inquiry.

Garip bir dava, ama kendisi de garip biri.

It's an odd lawsuit, but he's an odd man.

Click to see more example sentences
davası suit

Sayın Yargıç, bu yalnızca bir dava değil.

Your Honor, this is not just about one suit.

Hayır, çünkü bu dava sana uyuyor.

No, it's because the case suits you.

Baş belası aptal bir dava.

It's a stupid nuisance suit.

Click to see more example sentences
davası prosecution

Ama gerçek şu ki, altı ay içinde artık dava açabileceğin biri kalmayacak.

But the truth is in six months, you won't have someone to prosecute.

Ve o zaman da buradaki eski dostum Finley aleyhime dava açardı.

And then old Finley here, my friend would be prosecuting me.

Ciello, eğer bu test pozitif çıkarsa, seni bizzat dava edeceğim.

Ciello, if this test is positive I'll prosecute you myself.

Click to see more example sentences
davası litigation

Komutan, genellikle Teğmen Kaffee ofisimizde en iyi dava avukatı olarak görülür.

Commander, Lieutenant Kaffee is generally considered the best litigator in our office.

Tuş kaydetme programını Alicia'nın Julius Cain'in ve dava takibindeki Neka'nın bilgisayarlarında buldum.

I found keylogging software on Alicia's desktop, Julius Cain's, and Neka's in Litigation.

Bu benim başarılı bir dava için ilk kuralımdır.

That's my first rule for successful litigation

Click to see more example sentences
davası feud

Bayan Florrick, Bay Agos, özür dilerim, ancak kan davası çok spesifik bir iddia, ve ben bunu destekleyecek kadar yeterli bir şey göremiyorum.

Mrs. Florrick, Mr. Agos, I'm sorry, but blood feud is a very specific claim, and I'm just not seeing enough here to support it.

Bu bir kan davası değil, askeri görev.

This is not a blood feud, it's a mission.

Bu aralarında bir kan davası yarattı.

It's created a blood feud between them.

Click to see more example sentences
davası action

Genç bayan, bu sivil bir dava değil, ceza davası.

Young lady, this isn't a civil case, this a criminal action.

Tamam, iki rutin, bir gece eylemi, üçü acil, hepsi de gizli davalar.

Okay, two routine, one night action, three immediate, all restricted cases.

Bu dava, onun yaptıklarıyla ilgili.

This case is about her actions.

Click to see more example sentences
davası claim

Boşanma davası, bir vergi itirazı, ve önemli bir denizcilik sigorta ödemesi.

Divorce case, a tax appeal, and an important marine insurance claim.

Bayan Florrick, Bay Agos, özür dilerim, ancak kan davası çok spesifik bir iddia, ve ben bunu destekleyecek kadar yeterli bir şey göremiyorum.

Mrs. Florrick, Mr. Agos, I'm sorry, but blood feud is a very specific claim, and I'm just not seeing enough here to support it.

Bir dava ve sahte sigorta iddiaları hakkında.

Something about a lawsuit and falsified insurance claims.

Click to see more example sentences