dayanamaz

Belki biraz da tarihi olaylara dayanıyor.

With maybe some basis in historical events.

Bak bana Rina, dayan biraz tamam mı?

Look at me, Rina, just hold on, okay?

Susanna, Dayan. Tamam mı?

Susanna hold on, okay?

Bu kadar dayanması bile bir mucize.

It's a miracle she lasted that long.

O Karen'ın boğazına bir bıçak dayadı.

He put a knife to Karen's throat.

Bana verilen yetkiye dayanarak sizi iptal edilmiş ilan ediyorum.

By the power vested in me, I now pronounce you Cancelled.

Bu tehlikeli son turda James Hunt dayanabilecek mi?

In this treacherous final round, can James Hunt hang on?

Sadece Ai Fei'ye bak, hiç bir saldırıya dayanamaz.

Just look at Ai Fei can't even withstand an attack

Ayrıca Miramar o olmadan bir hafta daha dayanamaz.

Besides, the Miramar won't last another week without him.

Daya, dinle beni! git buradan!

Listen to me, Daya! Go away!