Turkish-English translations for değişim:

change, changing · exchange · transition · mutation · replacement · variation · alteration · switch · metamorphosis · diversity · flux · transmutation · alternation · variant · inversion · other translations

değişim change, changing

Bu ne büyük bir değişim, bayanlar ve baylar.

What a change is here, ladies and gentlemen.

Değişim benim için kolay bir şey değil, Charlie.

Change is not easy for me, Charlie. Really?

Değişim iyi olabilir Peter.

Change can be good, Peter.

Click to see more example sentences
değişim exchange

Yabancı değişim öğrencisi için bu yeni bir rekor!

That's a new foreign exchange student record!

Bu değişim sadece akıllı bir oyun değil.

This exchange isn't just the smart play.

Profesör Park Chul Han Değişim Profesörü olarak İngiltere'de.

Park Chul Han is in England as an exchange professor.

Click to see more example sentences
değişim transition

Çünkü, biliyorsun, yeni taşındık ve büyük bir değişim yaşadık, bu yüzden

Because, you know, we've just moved, and it's just a big transition. And so

Sert bir değişim geçiriyor ve aynı özeni hak ediyor.

She's having a rough transition and deserves the same care.

Evet, ama her şey değişim içerisinde.

Yeah, but everything's always in transition.

Click to see more example sentences
değişim mutation

Bu kromozom değişimini yıllar önce o keşfetti. Global Tech onu sepetlemeden önce.

He discovered this chromosomal mutation years ago, before Global Tech canned him.

Şu yeni değişim için.

For the new mutation.

Kraang tarafından değişime hazır olun!

Prepare to be mutated by Kraang!

Click to see more example sentences
değişim replacement

Önce kapakçık değişimi, sonrasında da karaciğer nakli.

First the valve replacement, then the liver transplant.

Sonunda bir değişimi tamamlayabildim. Benim güzel kızım için kambur olmayan bir vücut.

I have finaIly completed a replacement hump-free body for my beautifuI daughter.

Biyo-kortikal değişim, bir zamanlar önemli bir buluştu.

The bio-cortical replacement was once a remarkable breakthrough.

Click to see more example sentences
değişim variation

Yüksek manyetik alan değişimleri okuyorum.

I'm reading high magnetic field variations.

Çok hızlı manyetik akış değişimleri.

Very rapid magnetic flux variations.

Normal bir değişim ne kadardır?

What's a normal variation?

Click to see more example sentences
değişim alteration

Bu çok radikal bir değişim.

That's a very radical alteration.

Ücretsiz değişimler bir gün sonra.

Free alterations the day after.

Bu genetik harita, hücre değişimleri ve mutasyonla ilgili.

These are genetic maps, cellular alteration and mutation.

değişim switch

Bu numara için başka bir istasyon değişimi istiyorum.

I need another switching station for that number.

Oda değişimi çok kafa karıştırıcı olabiliyor.

Switching rooms can be very disorienting.

değişim metamorphosis

Bu değişim reaksiyonu sadece simya demek olabilir.

That metamorphosis reaction can only be alchemy.

Değişim tamamlandı, hamam böceği.

The metamorphosis is complete, cockroach.

değişim diversity

Keşke Hergün Değişim Günü Olsa

Wish everyday was diversity day.

Onlarda da bir değişim vardı.

Well, they had diversity, too.

değişim flux

Çok hızlı manyetik akış değişimleri.

Very rapid magnetic flux variations.

Zaman değişim halinde Donna.

Time is in flux, Donna!

değişim transmutation

Fiziksel varlığımızın ötesinde bir değişim.

A transmutation beyond our physical being.

Hidroklorik asitte onu yıkamış ve ve değişime uğramış.

He washed it in hydrochloric acid and It transmuted.

değişim alternation

Sen ve bir diğer ekip, değişimli vardiya.

You and another team, alternating shifts.

değişim variant

Kaptan, o uzaysal değişim fazlarını analiz ettim.

Captain, I've analyzed those spatiaI phase variants.

değişim inversion

Zamansal değişimi başlat.

Initiate temporaI inversion.