Turkish-English translations for değmek:

worth · pay · touch · bear · other translations

değmek worth

Bir an için, sonunda yaşamaya değer bir şey bulduğunu düşünmüştüm.

I thought for a moment there you'd finally found something worth living for.

Hayır, o da bir bedele değer, ama Kral kadar değil!

No. He's part of the price, but he's not worth a king.

Bu adamın hayatına değer mi?

ls it worth this man's life?

Click to see more example sentences
değmek pay

Ödemeye değer bir bedel mi?

Is that a price worth paying?

değmek touch

Yalnızca kutsal şeyler dokunmaya değer.

Only sacred things are worth touching.

değmek bear

Ama yakın bir kontrole değer.

But she'd bear closer inspection.