Turkish-English translations for deli:

crazy · mad · insane · nuts, nut · lunatic · madman · fool · mad about · nutcase · loony · dement, demented · mental · bonkers · daft · deli · nutty · madwoman · deranged · idiotic · maniacal, maniac · bats · wild · loco · batty · crackpot · cuckoo · manic · delirious · demon · distraught · dippy · daffy · other translations

deli crazy

Şimdi de bana deli gibi bakıyorsunuz ama ben deli değilim.

And you're just looking at me like I'm crazy, but I'm not crazy!

Bu deli kadın ne yapıyor?

What's this crazy woman doing?

Evine git dedim! Deli adam!

I said go home, crazy man!

Click to see more example sentences
deli mad

Ben sadece deli bir bilim adamıyım. En azından Hindistan hükümeti böyle düşünüyor.

I'm just a mad scientist at least this is what the Indian Government thinks

Bu adam açıkça deli, Jason.

This man is clearly mad, Jason.

O deli, işte bu kadar.

She's mad, and that's all.

Click to see more example sentences
deli insane

Aşağı, aşağı, beni aşağı indirmeyi konum Aşağı, aşağı, aşağı deli gitti bir köpek gibi

You're bringing me down, down, down Down, down, down Like a dog who's gone insane

Bütün bu şeyler delice!

This whole thing is insane!

O kadın deli olabilir.

That woman may be insane,

Click to see more example sentences
deli nuts, nut

O deli değil, benim yardımıma ihtiyacı olduğunu söyledi ve ona inanıyorum.

He's not nuts, he said he needed my help, and I believe him.

Buradaki herkes onun deli olduğunu düşünüyor.

Everybody around here thinks she's nuts.

Çünkü kulağa biraz delice geliyor.

'Cause it sounds a little nuts.

Click to see more example sentences
deli lunatic

Ne tehlikeli ne de deli ve bunu sen de biliyorsun.

She's neither dangerous, nor a lunatic, and you know that.

O deli bir katil ve bir şekilde bir şekilde bunu saklıyor.

She is a lunatic killer, and she's just she's hiding it somehow.

Dinle beni seni deli.

Listen to me, you lunatic.

Click to see more example sentences
deli madman

Ama ikisi de birer canavar. Ama en azından, Hitler vizyonu olan bir deli.

Of course they are both monsters, but Hitler at least is a madman with a vision.

Deli değil, o bir yazar.

He's a writer, not a madman.

Nesin sen, bir çeşit deli mi?

What are you, some sort of madman?

Click to see more example sentences
deli fool

Hey, Seni Gerizekalı! Sen deli misin?

hey, you stupid fool are you crazy?

Seni deli yaşlı aptal!

You crazy old fool!

Kapa çeneni deli, sen balık değilsin.

Shut up, fool. You ain't no fish.

Click to see more example sentences
deli mad about

Bunun hakkında şaka yapma! beni deli ediyor.

Don't joke about that! It makes me mad!

Dürüst olmak gerekirse deli olduğundan da emin değilim.

And, to be honest not sure about mad either.

Sana Rita'yı söyledim çünkü o deli kızı çok seviyorum.

I told you about Rita because I love that mad girl.

Click to see more example sentences
deli nutcase

O tam bir deli, bir çatlak.

He's a complete nutcase, a cuckoo

O bir deli mi?

Is he a nutcase?

Bir de deli gibi çalışıyorum.

And I work like a nutcase.

Click to see more example sentences
deli loony

O bir deli, değil mi?

He's a loony, isn't he?

Bir de bana deli derler.

And they call me loony.

Van Tavukçorbası ve onun deli kardeşi!

Hey! Van Chickensoup and his loony brother!

Click to see more example sentences
deli dement, demented

Lütfen onlara aldırma; onlar deli.

Please ignore them; they are demented.

Bu delice değil mi? Yetişkin bir adamın mutluluğu dokuz yaşında bir çocuğun bir topu yakalamasına bağlı.

Isn't that demented,s that a grown man's happiness depends on whether a nine-year-old catches a pop-up?

Ah, çılgınca, delice, hayalci, aptalca.

Uh, insane, demented, delusional, stupid.

Click to see more example sentences
deli mental

Sen deli değilsin, sadece farklısın.

You're not mental, you're just different.

Tüm bu şeyler delice!

This whole thing is mental!

Tabii ki bilmiyordun. Çünkü deli değilsin.

Course you didn't, because you're not mental.

Click to see more example sentences
deli bonkers

Beni deli ediyor, ama onu seviyorum.

Drives me bonkers, but I love her.

Beni deli ediyorsun anne.

You're driving me bonkers, Mom.

Anne, beni deli ediyorsun.

Mom, you're driving me bonkers.

Click to see more example sentences
deli daft

Büyük, deli turuncu bir köpek gibi.

It's like a big, daft orange dog!

Herkes büyük, deli turuncu bir köpek ister.

Everybody wants a big, daft orange dog!

Ama o benim köpeğimdi Benim deli, küçük, metal köpeğim.

But he was my dog, my daft little metal dog.

Click to see more example sentences
deli deli

Yeni Delhi'yi istiyor, Yahudi Delisi'ni değil.

She wants New Delhi, not Kosher deli.

Salvador Deli, Elmer Pantry

Salvador Deli, Elmer Pantry,

Duncle Deli'nin en yeni sığınak bekçileri.

Duncle Deli's newest haven keepers.

Click to see more example sentences
deli nutty

O bir deli, o. Bizi deli ediyor.

He is nutty He's driving us crazy

Hey, Bay Bonkers. Seni deli kedicik.

Hey, Mr. Bonkers, you nutty kitty.

Büyük bir şey, çok acayip, deli pistonlar, çılgın pistonlar.

Big stuff, big charging, crazy pistons, nutty pistons.

Click to see more example sentences
deli madwoman

Cenk meydanında deli bir kadın var!

There's a madwoman on the battlefield!

Ne yapıyorsun be, deli kadın?

What are you doing, you madwoman?

Ne yapıyor bu deli kadın?

What's this madwoman doing?

Click to see more example sentences
deli deranged

Uyuşturucu daha iyi olurdu, bu delice bir şey.

Drugs would have been better. This is deranged.

Çok basit ama çok delice.

So simple, yet, so deranged.

Kinsey deli bir Nebuchadnezzar.

Kinsey is a deranged Nebuchadnezzar,

Click to see more example sentences
deli idiotic

Ya bir dahi ya da deli?

A genius or an idiot?

Evet, seni deli manyak!

Yes, yes, you crazy idiot!

Senin gibi aptallar beni deli ediyor.

Idiots like you really make me mad!

Click to see more example sentences
deli maniacal, maniac

Bak, gerçek şu, Lex Luthor deli gibi araba kullanıyordu.

Look, the truth is, Lex Luthor was driving like a maniac.

Seni deli, çılgın manyak!

You mad, crazy maniac!

Tanrım! Katil bir manyak deli gibi davranıyor.

Oh, jeez, a homicidal maniac acting totally crazy.

Click to see more example sentences
deli bats

Dinle beni ihtiyar Seni deli cadı

Listen, you old bat Crazy bloody witch

Yaşlı deli k.ç.

Crazy old bat.

Çünkü ben resmen kafayi yiyorum, deli gibi oluyorum.

Because I'll go bat-shit crazy. Like, crazy, crazy, crazy.

deli wild

Ama Aditi vahşi de olsa, deli de olsa da o, aynı zamanda güvenilecek en güzel dost.

But as wild and insane as Aditi can be she's also a beautiful, trustworthy friend.

Tam bir deli ve vahşi.

All crazy and wild.

Bir yabancıyla vahşi bir seks mi, yada sana deli olan sana aşık biriyle, vahşi bir seks mi?

Wild sex with a stranger, or wild sex with someone who's crazy about you, and who you love.

deli loco

Estoy loco, estoy loco O deli, çok loca

Estoy loco, estoy loco She is crazy, very loca

Sen ve şu deli arkadaşın.

You and your loco friend.

deli batty

Tabii büyükbaban deli olduğumu düşünüyor ama bence o yuva yapıyor.

Your grandad thinks I'm batty, of course, but I think she's nesting.

Oh, Elka. seni yaşlı deli kadın.

Oh, Elka. You batty old broad.

deli crackpot

New York'lu Yahudi, entellektüel komünist bir deli.

A New York Jewish intellectual communist crackpot.

Ayrıca, belki de bir deliyle uğraşıyoruzdur.

Besides, maybe some crackpot's onto us.

deli cuckoo

O tam bir deli, bir çatlak.

He's a complete nutcase, a cuckoo

Aşağıya indirin beni lanet deliler!

Get me down, you goddamn cuckoos!

deli manic

Zach, deli gibi davranıyorsun.

Zach! You're acting manic.

İyi yani. Deli, manik.

She's good crazy, manic.

deli delirious

Delicesine bir ergenlik.

A delirious puberty.

deli demon

Morgan hala katil olabilir. Ama Deli Morgan yerine İblis Morgan olarak.

So Morgan could still be the guy, only Demon Morgan, instead of Crazy Morgan.

deli distraught

Evet, ama bir bankta kamp kurdun bir manyak, bir deli gibi

Yes, but you camp out on a bench like a madman, distraught

deli dippy

Anwar, seni deli amcık.

Anwar, you dippy twat.

deli daffy

O sadece delice bir hayal.

That's just a daffy dream.