Turkish-English translations for dengeli:

balanced · stable · stabile · level · even · equal · well-balanced · sober · other translations

dengeli balanced

Ama aynı zamanda bir hayat, bir denge, bir aile ya da arkadaşını korumak istiyorsan

But if you also want to have a life or balance or a family, or protect your friend

Bu yüzden aradaki denge çok önemli.

That's why balance is so important.

Ya da dengenin bir parçası değil mi?

Or is not part of the balance?

Click to see more example sentences
dengeli stable

Superman ve Adalet Birliği güvenli ve dengeli bir dünya için tehdit oluşturuyor.

Superman and your Justice League are a threat to a safe and stable world.

İki hafta önce bu adam sağlıklı ve akli dengesi yerindeydi.

Two weeks ago, this man was healthy and mentally stable.

Efendim, büyük bir olasılıkla bu asteroit dengede değil.

Sir, it's quite possible this asteroid is not entirely stable.

Click to see more example sentences
dengeli stabile

Ama herkes yapısal dengenin daha önemli olduğunu söyledi.

But everyone told me structural stability was more important.

Evet, ama akli dengesi daha az.

Yeah but less mental stability.

Denge, güç ve kontrol demektir.

Stability equals control and strength.

Click to see more example sentences
dengeli level

Güç denge seviyeleri normal.

Power balance levels are normal.

Hawking Radyasyon seviyesi dengeli.

Hawking radiation levels are stable.

Güzel, dengeli uçuş.

Nice, level flight.

Click to see more example sentences
dengeli even

Bak, Louise dengeli olmasa bile banka hesapları kesinlikle dengeli.

Look, even if Louise isn't stable, her bank accounts certainly are.

Dengesiz bir anneleri olsa bile Çok çok dengesiz bir anne

Even if that parent is a very, very imbalanced mother.

Bedelia her zaman dengesiz biriydi, hatta çok daha gençken de.

Bedelia was always very unstable, even when she was much younger.

Click to see more example sentences
dengeli equal

Güzel bir denge, eşit parçalar, eşit yanlar, biliyorum.

Beautiful balance, equal parts, equal sides, I know this.

Temiz ve dengeli.

Clear and equal.

Denge, güç ve kontrol demektir.

Stability equals control and strength.

Click to see more example sentences
dengeli well-balanced

Bazen daha çok dengeli bir hayat istiyorum o kadar.

Well, sometimes I think about a more balanced life, is all.

Denge, denge ve şey, denge.

Balance, balance and well, balance.

Cocoa Puffs dengeli bir kahvaltının en lezzetli kısmıdır.

Cocoa Puffs are a delicious part of any well-balanced breakfast.

Click to see more example sentences
dengeli sober

Bu berbat ise ve bu, ayık olduğu tam burada, bu müzik Orada mükemmel denge.

If this is fucked up and this is sober, right here, that's the perfect balance right there.