detayı

Sadece bir iki büyük ufak detay kaldı. Ama yarın burada olacak.

Just a couple of major minor details, but she'll be here tomorrow.

Sonra ufacık, minicik bir detay ortaya çıktı ve tüm gece mahvoldu. Mahvoldu!

And then, one tiny little detail came out and the whole night was ruined.

Ben Özür dilerim, bu detaylara gerçekten gerek var mı?

I was I'm sorry, are these details really necessary?

Detaylar önemli değil, ama bu savaş demek.

The details aren't important, but this means war.

Çünkü hazırlık ne kadar detaylı olursa olsun her planın zayıf bir noktası vardır.

Because no matter how detailed the preparation A plan will always have a weak point.

Evet ama küçük bir detay var

Yes, but there is one small detail.

Bu çok önemli bir detay.

That's a very important detail.

Teknik olarak torunum değil ama, her neyse Pek önemli bir detay değil.

Technically he's not my grandson, but, anyway, that's that's not important.

Dyson için daha büyük planlarım var ve detayları bilmemenin bir sebebi var.

I have bigger plans for Dyson, and there's a reason you don't know the details.

Özür dilerim, bu detaylara gerçekten gerek var mı?

I'm sorry, are these details really necessary?