Turkish-English translations for dikkat:

careful, care, carefulness · watchfulness · attentiveness, attention · look out · remark · cautiousness · notice · mind · note · caution · considered · consideration · heed · precision · vigilance · count · rigor · ear · other translations

dikkat careful, care, carefulness

İyi bir çocuk ol ve sana söyleneni yap. Bir de dikkatli olacağına dair bana söz ver.

You be a good boy, and you do what you're told, and promise me you'll be careful.

Bak, sadece dikkatli ol.

Look just be careful.

Sadece biraz daha dikkatli olmalı hepsi bu.

He's got to be more careful, that's all.

Click to see more example sentences
dikkat watchfulness

Hey adamım dikkat et az" ya da onun gibi bir şey.

like "Hey man, watch it" or something like that.

Bu arabaya dikkat et!

Watch out for this car!

Dikkat et koca oğlan.

Watch it, big guy.

Click to see more example sentences
dikkat attentiveness, attention

Belki de bir hayvan bana bir şey dedi ve ben duymadım çünkü onu dikkate almıyordum.

Maybe an animal said something to me and I didn't hear it because I wasn't paying attention.

Baylar. Dikkat edin lütfen.

Gentlemen, your attention please!

Dikkat et, salak. Özür dilerim.

Pay attention, idiot I'm sorry

Click to see more example sentences
dikkat look out

Ben ona dikkat ediyorum ve de o da bana.

I look out for him and he looks out for me.

Kahretsin Dikkat et bebek.

Damn. Look out, baby.

Hey, Justin, dikkat et!

Hey, Justin, look out!

Click to see more example sentences
dikkat remark

Bu, hep düşünmüştüm, demokrasi ile ilgili dikkate değer bir şey.

This, I have always thought, is a remarkable thing about democracy.

Çok dikkate değer bir adamsın.

You're a pretty remarkable guy.

Bu gerçekten oldukça dikkat çekici.

It's really quite remarkable.

Click to see more example sentences
dikkat cautiousness

Çok haklısın, ben fazla dikkatli bir adamım ama bu gece tehlikeli olmayacak.

You're quite right. I'm a very cautious man. But it won't be dangerous.

Bu sefer daha dikkatli olacaklar.

They'll be more cautious this time.

Bu gün çok dikkatli olamaz.

Can't be too cautious these days.

Click to see more example sentences
dikkat notice

Daha önce dikkat etmemiştim, ama sen gerçekten eşcinsel bir robotsun.

I've never noticed it before, but you are actually a gay robot.

Sen benim annem değilsin, eğer dikkat etmediysen.

You're not my mother, if you haven't noticed.

Dikkat ettin mi, tıpkı bana benziyor?

You notice he looks just like me?

Click to see more example sentences
dikkat mind

O biraz genç, dikkat.

She's a bit young, mind.

Dikkat etme dostum, ama sen hala bugün oynuyorsun

Dont mind Buddy, but you are still playing it today.

Bunu yapma., Andrew Kendine dikkat et.

Don't do this. Mind yourself, Andrew.

Click to see more example sentences
dikkat note

Belki Tanrı ve tüm melekler de o mavi elbiseyi dikkate aldı.

Maybe God and all the angels took note of that blue dress too.

Ve Bob Haldeman dikkatli ve dürüst bir not tutucuydu.

And Bob Haldeman is a rigorous and a conscientious note taker.

Lütfen Einstein'ın saatinin benim kontrol saatim ile eşzamanlı olduğuna dikkat edin.

Please note that Einstein's clock is in precise synchronization with my control watch.

Click to see more example sentences
dikkat caution

Sayın Yargıç, sizin gibi, ben de hayata biraz daha farklı bakıyorum, biraz daha dikkatli, biraz daha sessiz.

Your Honor, like you, I look at life differently. Little more caution, little more quiet

Sadece dikkatli devam edin diyorum.

I'm just saying, proceed with caution.

Dikkatle yaklaş, Anna Swan.

Approach with caution, Anna Swan.

Click to see more example sentences
dikkat considered

Açıkçası mükemmel bir iddia, ama ne yazık ki vize başvurusunu dikkate alamam.

Actually, it's an excellent claim, but unfortunately I can't consider a visa application.

Çok güzel bir karın var bunu dikkate al, dostum.

You have a beautiful wife to consider, my friend.

Yani, her şey şaşırtıcı derecede iyi çalışıyor Dikkat et Clarice banyoda Her on dakikada.

I mean, things are working out surprisingly well, considering Clarice is in the bathroom every ten minutes.

Click to see more example sentences
dikkat consideration

Uzun, düşünceli, ve dikkatli bir değerlendirmeden sonra

After long and thoughtful and careful consideration,

Teşekkür ederim, Bayan Burton, ben bu hatırlatmanızı dikkate alacağım.

Thank you, Ms. Burton, I'll take that into consideration.

Biz de bu görüşü dikkate aldık.

We took that opinion into consideration.

Click to see more example sentences
dikkat heed

Dikkatli ol teğmen. Dün gece Katrina'dan bir uyarı aldım.

Take heed, lieutenant, I received a warning last night from Katrina.

Ama önce, lütfen buna dikkat et O hep seni sevecek

But first, please heed this call That always will I love you

Dikkatli ol, yüksel ve benimle yürü.

Take heed, rise, and walk with me.

Click to see more example sentences
dikkat precision

Çok kesin ve dikkatli bir plan.

Very precise and careful planning.

Lütfen Einstein'ın saatinin benim kontrol saatim ile eşzamanlı olduğuna dikkat edin.

Please note that Einstein's clock is in precise synchronization with my control watch.

Harika, dikkatli, temiz bir kesim.

A perfect, precise, clean cut.

Click to see more example sentences
dikkat vigilance

yüksek güvenlik. Lütfen dikkatli olun.

High security. please remain vigilant.

Çok dikkatli bir komşu

A very vigilant neighbour

Toplum yazışmacıları, lütfen dikkatli olun.

Communal administrators, please be vigilant.

Click to see more example sentences
dikkat count

Bu çok kötü, anne. Çünkü onun dikkatini dağıtman için sana güveniyordum.

That's too bad, Mom, because I was counting on you distracting her.

Sen ve Kont Vronsky bu gece dikkat çektiniz.

You and Count Vronsky attracted attention tonight.

dikkat rigor

Ve Bob Haldeman dikkatli ve dürüst bir not tutucuydu.

And Bob Haldeman is a rigorous and a conscientious note taker.

Meğer, kişisel haklarımızın dikkatlice korunuyor olması bağımsızlığımız için şereflendirici bir anahtar öğeymiş.

Rigorously protecting individual rights turnes out to be key for honouring our interdependence.

dikkat ear

Dikkat et, küpelerim

Careful, my earrings