Turkish-English translations for dikkatli:

carefully, careful, care · watchful · attentively, attentive · close · cautiously, cautious · mindful · caution · observant · minute · fine · alert · thoughtful · heedful · intent · conscientious · particular · wary · exact · meticulous · shy · rigorous · circumspect · calculating · intense · scrupulous · strict · other translations

dikkatli carefully, careful, care

İyi bir çocuk ol ve sana söyleneni yap. Bir de dikkatli olacağına dair bana söz ver.

You be a good boy, and you do what you're told, and promise me you'll be careful.

Bak, sadece dikkatli ol.

Look just be careful.

Sadece biraz daha dikkatli olmalı hepsi bu.

He's got to be more careful, that's all.

Click to see more example sentences
dikkatli watchful

Hey adamım dikkat et az" ya da onun gibi bir şey.

like "Hey man, watch it" or something like that.

Bu arabaya dikkat et!

Watch out for this car!

Dikkat et koca oğlan.

Watch it, big guy.

Click to see more example sentences
dikkatli attentively, attentive

Belki de bir hayvan bana bir şey dedi ve ben duymadım çünkü onu dikkate almıyordum.

Maybe an animal said something to me and I didn't hear it because I wasn't paying attention.

Baylar. Dikkat edin lütfen.

Gentlemen, your attention please!

Dikkat et, salak. Özür dilerim.

Pay attention, idiot I'm sorry

Click to see more example sentences
dikkatli close

Şimdi, bayanlar ve baylar lütfen dikkat ediniz.

Now, ladies and gentlemen, please pay close attention.

Çok dikkatli ol çünkü o kızı kaybetmeye bu kadar yakınsın.

Be very careful, because you're that close from losing that girl.

Beni yakına götür ama dikkatli ol.

Get me in close, but be careful.

Click to see more example sentences
dikkatli cautiously, cautious

Çok haklısın, ben fazla dikkatli bir adamım ama bu gece tehlikeli olmayacak.

You're quite right. I'm a very cautious man. But it won't be dangerous.

Bu sefer daha dikkatli olacaklar.

They'll be more cautious this time.

Bu gün çok dikkatli olamaz.

Can't be too cautious these days.

Click to see more example sentences
dikkatli mindful

O biraz genç, dikkat.

She's a bit young, mind.

Dikkat etme dostum, ama sen hala bugün oynuyorsun

Dont mind Buddy, but you are still playing it today.

Bunu yapma., Andrew Kendine dikkat et.

Don't do this. Mind yourself, Andrew.

Click to see more example sentences
dikkatli caution

Sayın Yargıç, sizin gibi, ben de hayata biraz daha farklı bakıyorum, biraz daha dikkatli, biraz daha sessiz.

Your Honor, like you, I look at life differently. Little more caution, little more quiet

Sadece dikkatli devam edin diyorum.

I'm just saying, proceed with caution.

Dikkatle yaklaş, Anna Swan.

Approach with caution, Anna Swan.

Click to see more example sentences
dikkatli observant

Eminim ki bu kuyruklu yıldız bir astronomik puzzle'ın parçası, fakat dikkatli bir gözlem ve uygulama

That comet is an astronomical puzzle, to be sure, but careful observation and application

Dikkatli ve ilgili bir adam, karın şanslı bir kadın.

Observant and caring. Your wife is a lucky lady.

Çok dikkatli bir gözlem, Walt.

Oh, that's a canny observation, Walt.

Click to see more example sentences
dikkatli minute

Bekle bir dakika. Dikkatli ol.

Wait a minute Be careful

Ve her adımına dikkat et, her an.

And watch your step every single minute.

Yani, her şey şaşırtıcı derecede iyi çalışıyor Dikkat et Clarice banyoda Her on dakikada.

I mean, things are working out surprisingly well, considering Clarice is in the bathroom every ten minutes.

Click to see more example sentences
dikkatli fine

Biraz daha dikkatli olacağız ve her şey yolunda gidecek!

We'll be more careful and we're gonna be fine!

Dikkatli ol Ben iyi olurum, endişelenme.

Be careful. I'll be fine, don't worry.

Dikkatli ol yine de, tamam mı?

Fine. just be careful, ok?

Click to see more example sentences
dikkatli alert

Bağlantı için dikkatli ol, Tucker.

Be alert for contact, Tucker.

Wesley dikkatli ve sorumlu davranıyor.

Wesley is being alert and responsible.

Hayır dikkatli ol, Deke.

No, no. Stay alert, Deke.

Click to see more example sentences
dikkatli thoughtful

Bunu çok dikkatli düşündüm. Ve seni asla ve asla affedemem.

I have thought it over carefully and I can never, never forgive you.

Bu, hep düşünmüştüm, demokrasi ile ilgili dikkate değer bir şey.

This, I have always thought, is a remarkable thing about democracy.

O kadar da dikkatli değilmiş sanırım, Finch.

Guess he's not as careful as I thought, Finch.

Click to see more example sentences
dikkatli heedful

Dikkatli ol teğmen. Dün gece Katrina'dan bir uyarı aldım.

Take heed, lieutenant, I received a warning last night from Katrina.

Ama önce, lütfen buna dikkat et O hep seni sevecek

But first, please heed this call That always will I love you

Dikkatli ol, yüksel ve benimle yürü.

Take heed, rise, and walk with me.

Click to see more example sentences
dikkatli intent

Ryan Atwood neyi bu kadar dikkatli paketliyor?

What is Ryan Atwood wrapping so intently?

Neden o bizi bu kadar dikkatli gözetliyor?

Why is he watching us so intently?

Niçin beni bu kadar dikkatli iziliyorsun?

Why are you watching me so intently?

Click to see more example sentences
dikkatli conscientious

Ve Bob Haldeman dikkatli ve dürüst bir not tutucuydu.

And Bob Haldeman is a rigorous and a conscientious note taker.

Karısı bana onun ne kadar dikkatli olduğunu anlattı.

And his wife told me how conscientious he was

Dindar ve dikkatli bir Müslüman.

He's a devout and conscientious Muslim.

Click to see more example sentences
dikkatli particular

Dawson adlı bir genç erkek ekibin özellikle dikkatini çekiyor.

A young male called Dawson particularly catches the crew's attention.

Ve George Tatelman ile KTML The Missile radyo istasyonunun dikkate değer yardımıyla.

And the particular help of George Tatelman and radio station KTML, The Missile.

Oradaki kuinoid grupları özellikle dikkat çekici.

The quinoid groups there are particularly interesting.

dikkatli wary

Ben tedbirli ve doğuştan dikkatli bir insanım.

I'm a wary person, cautious by nature.

İçeri tırman ve dikkatli ol, ısırabilir.

Climb inside. And be wary it bites.

Bazen ihtiyatlıyımdır ya da dikkatli. Ama çekingen değil.

Sometimes, I'm circumspect or wary, but not shy.

dikkatli exact

Ben sadece tam olarak dikkat etmiyordum.

I just wasn't exactly paying attention either.

June, beni dikkatlice dinle ve ne dersem aynen yap.

Now, June, listen carefully and do exactly as I say.

Bu adam sistemli, çok dikkatli ve en kötüsü, sabırlı.

This guy's methodical, exacting and worst of all, patient.

dikkatli meticulous

Çok dikkatli, titiz ve izlerini kapatan bir seri katil.

A spree killer who's careful and meticulous and covers his tracks.

Her yaprak ve çiçek dikkatle çizildi ve işaretlendi.

Each blade and bloom meticulously plotted and labeled.

Hutten, dikkatli ve titiz bir profesyonel.

Well, Hutten's a careful, meticulous professional.

dikkatli shy

dikkat et, Shi Jin

Be careful, Shi Jin

Dikkat edin, çok çekingendir.

Be careful, she's very shy.

Bazen ihtiyatlıyımdır ya da dikkatli. Ama çekingen değil.

Sometimes, I'm circumspect or wary, but not shy.

dikkatli rigorous

Ve Bob Haldeman dikkatli ve dürüst bir not tutucuydu.

And Bob Haldeman is a rigorous and a conscientious note taker.

Meğer, kişisel haklarımızın dikkatlice korunuyor olması bağımsızlığımız için şereflendirici bir anahtar öğeymiş.

Rigorously protecting individual rights turnes out to be key for honouring our interdependence.

dikkatli circumspect

Bazen ihtiyatlıyımdır ya da dikkatli. Ama çekingen değil.

Sometimes, I'm circumspect or wary, but not shy.

Eğer dikkatli olursak yok.

Not if we're circumspect, no.

dikkatli calculating

Her tartışma dikkatlice hesaplanmıştı.

Every fight carefully calculated.

Lonetree muhtemel başka bir dikkat dağıtmaydı.

Lonetree is just another calculated distraction.

dikkatli intense

Çok zeki ve dikkatli.

Very smart and intense.

dikkatli scrupulous

Dikkatli, titiz ve adil bir teftiş yürütüyoruz.

Uh, we're conducting a careful and scrupulously fair review.

dikkatli strict

Mm, dikkatli bir Maquis operasyonu ile.

Mm, strictly a Maquis operation.