Turkish-English translations for dinlemek:

listen · listen to, to listen, to listen to · hear · to hear · take · follow · heed · other translations

dinlemek listen

Pekala, şimdi beni dinlerseniz iyi olur sanırım. ve çok çok iyi dinleyin.

Well, now I think you better listen to me. And you listen and listen good.

Ve bu Dinleyin iyi insanlar.

And this Listen, good people.

Ah, dinleyin, bir hata oldu.

Uh, listen, there's been a mistake.

Click to see more example sentences
dinlemek listen to, to listen, to listen to

Pekala, şimdi beni dinlerseniz iyi olur sanırım. ve çok çok iyi dinleyin.

Well, now I think you better listen to me. And you listen and listen good.

Hey, herkes, beni dinleyin.

Hey, everybody, listen to me.

Dinleyin şimdi, öğrenmek için asla geç değildir.

Now listen, it's never too late to learn

Click to see more example sentences
dinlemek hear

Sana tek bir şey söyleyeceğim bu da çok zor bir şey kimse konuşmanı dinlemek istemiyor.

I'll tell you one thing and this is very hard nobody wants to hear you talk.

Bir hikaye dinlemek ister misin?

Do you wanna hear a story?

Bir şey dinlemek ister misin?

You wanna hear something? Yeah, sure.

Click to see more example sentences
dinlemek to hear

Sana tek bir şey söyleyeceğim bu da çok zor bir şey kimse konuşmanı dinlemek istemiyor.

I'll tell you one thing and this is very hard nobody wants to hear you talk.

Ben sadece müzik dinlemek istiyorum, hepsi bu.

I just want to hear the music, that's all.

Beni buraya bunu dinlemek için mi getirdin?

You have brought me here to hear this?

Click to see more example sentences
dinlemek take

Dinleyin. Bu uzun sürecek mi?

Listen, uh is this gonna take long?

Derin bir nefes alın ve beni iyi dinleyin!

Take a deep breath and listen to me!

Sadece dinleyin ve Tamam.

Just take a listen and

Click to see more example sentences
dinlemek follow

O sadece Kagame'nin emirlerini dinliyor.

She's just following Kagame's orders.

Kralın kendi muhafızları seni dinleyecek.

The king's own guardsmen follow you,

Merhaba Bay Whannel, Kalbinizi dinleyin.

Hello Mr. Whannel, follow your heart.

dinlemek heed

Uyarımı dinleyin ya da yok olun.

Heed my warning or be destroyed!