Turkish-English translations for direniş:

resisting, resistance · opposition · disobedience · stand · struggle · other translations

direniş resisting, resistance

Ne yazık ki, Direniş liderleri arasında çok az Yahudi vardı.

Unfortunately, among the Resistance leaders, there were very few Jews.

Ve bu da silahlı direniş demek.

And that means armed resistance.

Yeni bir direniş hareketi oluşturmak.

Form a new resistance movement.

Click to see more example sentences
direniş opposition

Çok fazla direniş var mı? Beklediğimiz kadar yok.

Much opposition? not as much as we might have expected.

Sessiz Direniş falan yok!

There is no Silent Opposition!

Hiçbir düşman direnişi yok.

No enemy opposition encountered.

Click to see more example sentences
direniş disobedience

Daha fazla sivil direniş yok, daha fazla şiddet hareketi yok.

No more civil disobedience, no more acts of violence.

Buna pasif direniş deniyor, baba.

It's called civil disobedience, dad.

Gösteriler, dilekçeler, hatta biraz sivil direniş.

Demonstrations, petitions, even some civil disobedience.

direniş stand

Bu senin son direnişin.

This is your last stand.

İnsanlığın son direnişi bu:

This is humanity's last stand.

direniş struggle

Bayan Zidane'ın davası Filistin Direnişi'nin bir sembolüdür.

Mrs. Zidane's case represents the Palestinian struggle.