Turkish-English translations for doğrudan:

directly, direct · immediate · other translations

doğrudan directly, direct

Ama sana paradan çok daha değerli bir şey öneriyorum: Beyaz Saray'a doğrudan bir hat.

But I'm offering you something that's far more valuable than money: a direct line to the White House.

Bu doğrudan bir emirdir.

This a direct order.

Doğrudan bir bağlantı yok.

There's no direct link.

Click to see more example sentences
doğrudan immediate

Doğrudan ya da Aynı zamanda kardeşi Dub Wharton'u ve üvey kardeşi Clete Wharton'u da vurdunuz mu?

Immediate, or Did you also shoot Dub Wharton, brother,? and Clete Wharton, half-brother?

Doğrudan bir tehlike altında değil.

She's not in immediate danger.

Doğrudan ona, derhal gelmesi için.

Direct him, to come immediately.