Turkish-English translations for dokuma:

weaving, weave · woven · loom · webbing, web · other translations

dokuma weaving, weave

Bana göre bir şey yoktu o yüzden bana dokuma yaptırıyorlar.

There's nothing for me to do so they have me weaving

Bir çeşit dokuma falan mı?

Some kind of weave or something?

Sepet dokuma benim en sevdiğim şey Bobble.

Basket weaving is my favorite thing, Bobble.

Click to see more example sentences
dokuma woven

Tıpkı iki parça dokuma sicimi gibi güçlü ve güzel bir örgüyüz.

Like two pieces of twine woven together, we are a strong and beautiful braid.

Lalique heykeller, ipek dokuma halılar.

Lalique fixtures, silk-woven rugs.

Yere dokuma doğum battaniyesi serdik.

We laid down a woven birth-blanket.

dokuma loom

Son model dokuma tezgahı.

The latest loom design.

Dokuma tezgahı müzesini gezmek için.

To visit loom-knitting museum.

Kendine dokuma tezgâhı mi aldın?

Oh,you got yourself a loom?

dokuma webbing, web

Dokuma ya da kemer gibi.

Like webbing or belting.