Turkish-English translations for dondurucu:

freezing · freezer · cold · refrigerate, refrigerant · frigid · frosty · deep-freezer · other translations

dondurucu freezing

Dün gece dondurucu soğuk vardı.

It was freezing cold last night.

Ama dışarısı dondurucu soğuk!

But, it is freezing outside!

Dondurucu soğuk var.

It's freezing cold.

Click to see more example sentences
dondurucu freezer

Bu bir dondurucu, panik odası değil, bunun farkındasın, değil mi?

You realize this is a freezer, not a panic room, right?

Bu bir dondurucu kamyonu!

This is a freezer truck!

Belki bir tane daha dondurucu istedim!

Well, maybe I wanted another freezer!

Click to see more example sentences
dondurucu cold

Dün gece dondurucu soğuk vardı.

It was freezing cold last night.

O gün dondurucu bir soğuk olduğunu hatırlıyorum.

I remember it was freezing cold that day.

Dondurucu soğuk var.

It's freezing cold.

Click to see more example sentences
dondurucu refrigerate, refrigerant

Sıvı nitrojen olarak bilinir. Dondurucu bir akışkan

Commonly known as liquid nitrogen, a cryogenic refrigerant.

Ve onun ortağı ise bir dondurucuda yatıyor.

And his partner is lying in a refrigerated drawer.

Hey, biliyor musun? Burada bir derin dondurucuları varmış.

Hey, you know they got a sub-zero refrigerator in here?

dondurucu frigid

Şu soğuk, dondurucu, kutup havası.

This cold, frigid, Arctic air.

"Kutup, dondurucu, soğuk.

"Arctic, freezing, frigid.

dondurucu frosty

Bu dondurucu bir cuma değilse

If this ain't a frosty Friday.

dondurucu deep-freezer

Ve biftek dolu bir derin dondurucu.

And a deep freezer full of steaks.