durum

Ama durum bu değil, değil mi?

But that's not it, is it?

Ama bu durum benim için böyle değil.

But it's not like that for me.

Ama bu durum iyi değil.

But this is not good.

Senin için tuhaf bir durum olduğunu biliyorum ama hayatımı kurtardın ve sana borçluyum, tamam mı?

I know this has been weird for you, but you saved my life and I owe you one, okay?

Evet, ama durumu çok iyi değil.

Yes, but she's not really well.

Senin için durum farklı çünkü sen bir kızsın.

It's different for you because you're a girl.

Bak, durum o kadar da kötü değil.

Look, it's not all that bad.

Tatlım, bu senin için karmaşık bir durum biliyorum ama benim için de öyle.

Honey, I know this is complicated for you, but it's complicated for me too.

Ama durumu iyi değil.

But he's not well.

Bu çok önemli. Acil bir durum olduğunda, gerçekten acil durum demek istiyorum. Bu adrese git.

Oh, this is very important; in case of emergency, I mean, emergency, go to this address