durumumda

Kulağa tuhaf gelecek biliyorum, ama, benim durumumda, o özgürlük her şeyi değiştirdi.

I know it sounds strange, but for me, in my condition, that freedom changed everything.

Ya da benim durumumda, yanlış yapmak için son şans.

Or in my case, it's last chance to get it wrong.

Maalesef benim durumumda onun için de tek bir kadın varmış.

Unfortunately, in my case, there was only one woman for her.

Yani benim durumumda aslında gerçekten de

So in my case, I mean, it was really

Yani benim durumumda, her neyse.

I mean, in my case, anyway.

Ya da benim durumumda:

Yes, or in my case:

Benim durumumda, zavallı John var.

In my case, there's poor John.

Benim durumumda hiçbir şey

Nothing about my situation

Benim durumumda bir adam.

A man in my condition.

Ya da benim durumumda bir adım ileri iki adım geri.

Or in my case two steps up and one step back.