Turkish-English translations for eğer:

if · unless · ever · when · suppose · whether · providing, provided · other translations

eğer if

Eğer daha iyi bir koca, daha iyi bir baba olsaydım annesi ve kız kardeşi hâlâ hayatta olabilirdi.

If I'd been a better husband, a better father, her mother and her sister might still be alive.

Biliyor musun, eğer bu işe yaramazsa Evet.

You know, if this doesn't work Yeah?

Eğer başka bir yolu olsaydı ama yok.

If there was some other way But there isn't.

Click to see more example sentences
eğer unless

Ve, uh, her zaman dediğin gibi: önce aile, tabi eğer yoksa, o zaman önce gelir.

And, uh, it's like you always say: family first, unless there's a work thing, and then work first.

Yani, eğer çok meşgul değilsen.

I mean, unless you're too busy.

Tabii, eğer bir şüpheli değilsem.

Unless, of course, I'm a suspect.

Click to see more example sentences
eğer ever

Senin için farklı olduğunu biliyorum. Çünkü her zaman farklıdır. Ama, eğer ihtiyacın olursa

I know it's different for you because it's always different, but if you ever need

Eğer size bir şey olursa. Hiçbir şey olmayacak.

If anything ever happened to you nothing is gonna happen.

O değil bak, arabayı çok seviyordum, ve eğer bana başka bir tane daha alırsan,

Not that look, I loved the car, and if you ever got me another one,

Click to see more example sentences
eğer when

Eğer ben yapacağım biliyor musun Eve ne zaman?

You know what I'm gonna do when I get home?

Ve, erkek, eğer sen, bilirsin

And, boy, when you're, you know

Eğer değil Ne zaman.

Not "if." When.

Click to see more example sentences
eğer suppose

Tamam, eğer bir şey söyleyeceksem sanırım bir şarkı, iyi bir seçim olur.

Well, if I'm going to sing anything, I suppose a song is a good choice.

Yani, eğer bu bir bar ise, bu demek olur ki sarhoş oluyor olmamız gerekirdi.

Hey, I mean, if it's a bar, that means we supposed to be getting drunk.

Sanırım tekrar işe alındım. Eğer istersen tabii ki.

I suppose I'm hired again? if you wish, of course.

Click to see more example sentences
eğer whether

Benim bir arkadaşım var ve sana sormak istediğim eğer

I have a friend and I wanted to ask you whether

Eğer daha iyi bir fikrin yoksa.

Whether you have a better idea?

Margaret merak ediyorum, eğer

I was wondering, Margaret, whether

eğer providing, provided

Robin, eğer sen harita bulsaydın,

Robin, if you will provide a holo-map,