Turkish-English translations for eğitim:

trained, training · educational, education · schooling · study · teaching · practice · learning · instructional, instruction · other translations

eğitim trained, training

Güzel bir sesi var ve biraz eğitimle bir melek gibi şarkı söyleyecektir.

She has a lovely voice, and with some training she will sing like an angel.

Garip bir eğitim alanı gibi görünüyor.

Looks like some kinda weird training area.

Bu yetenek ve eğitim.

It's a gift and training.

Click to see more example sentences
eğitim educational, education

Yangından sonra, daha iyi bir eve gittim beni evlat edinen ve bana gerçek bir eğitim veren bir aileye.

After the fire, I went on to a better home, a family who adopted me and gave me a real education.

New York Eyaleti Eğitim Departmanı,

New York State Education Department.

Çok eğitimli bir adam.

He's a very educated guy.

Click to see more example sentences
eğitim schooling

Bir eğitim programı var, ama tıp fakültesi gibi bir şey değil.

Here is the training program, it's not like med school or anything.

Yatılı okul eğitimi, tüm faydalı işleri bana öğretti.

Boarding school education taught me all the useful things.

Ankara'da Ela gibi çocuklara özel eğitim veren bir okul varmış.

There is a special school in Ankara providing education for children like Ela.

Click to see more example sentences
eğitim study

Berlin'de birlikte eğitim gördük, ve şimdi o Almanya'ya geri döndü.

We studied together in Berlin and now he's back in Germany.

Tıp fakültesinden önce bir yıl Paris'te sanat eğitimi aldım.

Before medical school, I studied art in Paris for a year.

Bu bir eğitim miydi?

That was a study?

Click to see more example sentences
eğitim teaching

Sana bir tek şey öğretmek için tasarlanmış başka bir eğitim programı.

It's another training program designed to teach you one thing:

Hayır, burası bir eğitim hastanesi.

No, this is a teaching hospital.

Burası bir eğitim hastanesi.

This is a teaching hospital.

Click to see more example sentences
eğitim practice

Artık eğitim ve daha fazla antrenman yok.

No more training, and no more practice.

Go ve daha fazla eğitim ve uygulama yok.

Go and do more training and practice.

Bu bir eğitim silahı.

It's a practice weapon.

Click to see more example sentences
eğitim learning

Evet, ama bu bir tatil değil, bu eğitim amaçlı.

Yeah, but it's not a vacation, it's a learning experience.

Bu bir eğitim görevi değil.

This isn't a mission for learning.

Burası çok sessiz, eğitim için kusursuz.

It's quiet here. Perfect for learning.

Click to see more example sentences
eğitim instructional, instruction

Gitar eğitimi için ne ilginç bir yaklaşım.

What an interesting approach to guitar instruction.

Bir daire kiraladım ve Jimmi'ye Neff'in ağzını araması için eğitime başladım.

I rented an apartment and started giving Jimmi instructions on how to pump Neff.

Dua eğitimi mi istiyorsun?

You want prayer instruction?

Click to see more example sentences