Turkish-English translations for eğlenceli:

fun · entertaining · funny · amusing · enjoyable · playful · exciting · lively · upbeat · pleasant · other translations

eğlenceli fun

Ama sonra çok daha eğlenceli bir şey oldu.

But then something happened that was a lot more fun.

Ama bu okul o kadar eğlenceli değil.

But this school isn't that fun.

Bu akşam biraz eğlenceye ihtiyacım var.

I need to have some fun tonight.

Click to see more example sentences
eğlenceli entertaining

Bayanlar baylar, Bay Eğlence Sherman Hart, bayanlar baylar, Sherman Hart!

Mr Entertainment himself, Sherman Hart, ladies and gentlemen! Sherman Hart!

Miden için kötü olan bir şey benim midem için eğlenceli olabilir.

What's bad for your stomach may be highly entertaining for my stomach.

Biraz eğlence istiyorum sadece.

I just want some entertainment.

Click to see more example sentences
eğlenceli funny

Hey, eğlenceli bir şey görmek ister misin?

Hey, you want to see something funny?

Oh, evet, aslında eğlenceli.

Oh, yeah, he's actually funny.

Ama sen pek eğlenceli değilsin.

But you're not very funny.

Click to see more example sentences
eğlenceli amusing

Senin için çok güzel olacak. Benim için de eğlenceli olacak.

It will be very good for you and most amusing for me.

Arkadaşınız Bayan Lucas çok eğlenceli bir genç hanım.

Your friend Miss Lucas is a most amusing young woman.

Evet, çok ama çok eğlenceli.

Yes, very very amusing.

Click to see more example sentences
eğlenceli enjoyable

Sana iyi eğlenceler çünkü ben senin için çalışmıyorum.

Well, enjoy your stay, 'cause I don't work for you.

Kes sesini ve eğlencenin tadını çıkar.

Shut up and enjoy the show, huh?

Teşekkürler ve iyi eğlenceler.

Thanks and enjoy the ride.

Click to see more example sentences
eğlenceli playful

Evet, eğlenceli bir şeyler çal.

Yeah, play something happy.

Cody ve ben eğlenceli bir oyun oynuyorduk ardından aşağıya baktım.

Cody and I were playing a fun game, and then I looked down.

Benimle beyzbol oynamak eğlenceli mi?

Is playing baseball with me fun?

Click to see more example sentences
eğlenceli exciting

Evet, evet, çok eğlenceli ve heyecanlı bir şey.

Yeah, yeah, something really exciting and fun.

ve her ne kadar her şeyden daha çok heyecanlı ve eğlenceli olsa da, daha çok bir rahatlamaydı.

And even though it was exciting and fun more than anything. It was a relief.

Eğlenceli ve heyecanlı olurdu.

It was exciting and fun.

Click to see more example sentences
eğlenceli lively

Yaşamak için daha kolay yollar olmalı, ama onlar o kadar eğlenceli değil.

There must be easier ways to make a living, but they're not as much fun.

Böyle yaşamak senin için eğlenceli mi?

Living like this is fun for you?

Yeni bir yaşama başlamak, Detroit'ten kurtulmak, tatiller, gezileri eğlence, eğlence, eğlence

Starting new lives, leaving Detroit, vacations, business trips fun, fun, fun.

Click to see more example sentences
eğlenceli upbeat

Biraz daha eğlenceli şeylere ne dersin, ha?

How about something a little bit more upbeat, huh?

Bu hiç de eğlenceli değil, Valdemar.

That's not very upbeat, Valdemar.

Bir eğlence okulu. Mücadele okulu.

A fun school, an upbeat school.

Click to see more example sentences
eğlenceli pleasant

Ben bunu şu şekilde yaparım, hoş bir şey düşünürüm eğlenceli bir parti, bir zafer anı cinsel bir birleşme.

The way I do it is to think of something pleasant a fun party, a moment of triumph a sexual encounter.

Orada yaşam stresten uzak ve hoş, ama eğlenceleri birinci sınıf.

Life there is stress-free and pleasant, but the entertainment is first class.