Turkish-English translations for efsane:

legend · myth · urban legend · legendary · story · saga · tale · fairy tale · fable · iegend · fabulous · other translations

efsane legend

William Blake artık bir efsane O benim iyi bir arkadaşım

William Blake is a legend now He's a good friend of mine

Biliyor musun, Marty bir televizyon efsanesi.

You know, Marty is a television legend.

Wow Büyük Kardeş bir efsane.

Wow Big Brother is a legend.

Click to see more example sentences
efsane myth

Ama belli ki bu sadece bir efsane değil.

But obviously it's not just a myth.

Efsane haline gelmiş bir şey. Teknolojik bir parça veya bir silah.

Something that's become a myth, a piece of technology, a weapon.

Hayır, Kelso, o sadece bir efsane.

No, Kelso, that's just a myth.

Click to see more example sentences
efsane urban legend

Böyle bir şey duymuştum ama bir şehir efsanesi olduğunu sanıyordum.

I'd heard something, but I thought it was a rumor, and urban legend.

Hayır, bu gülünç bir şehir efsanesi.

Now that is a ridiculous urban legend.

Bu bir şehir efsanesi.

That's an urban legend.

Click to see more example sentences
efsane legendary

Bu bir efsane olacak!

This is gonna be legendary.

Aynen efsane Don Antonio gibi.

Like the now legendary Don Antonio.

Ve abisi de bir efsane.

And his brother is legendary.

Click to see more example sentences
efsane story

Sadece bir öykü, aslında bir efsane.

It's just a story A legend, really.

Bu hikâye onu bir efsane yaptı.

The story made him a legend.

Onun hakkında anlatılan harika hikayeler ve efsaneler var.

There are great stories and legends told about him.

Click to see more example sentences
efsane saga

Alman kırları çok önemli bir arka planıdır Alman şövalye efsaneleri için.

German landscape is a very important background for knight sagas.

Bu epik bir Los Angeles suç efsanesi.

This is an epic Los Angeles crime saga.

Efsanede başka bir gün, başka bir yön.

Another day, another turn in the saga.

Click to see more example sentences
efsane tale

O bir peri masalı, bir efsane.

And it's a fairy tale, a legend.

Mitler, efsaneler, peri masalları

Myths, legends, fairy tales

Bu imkânsız. Çılgın bir masal, bir mit, bir efsane

It, it's, it's imposiblecrazy a fairy tale, a myth, a legend!

Click to see more example sentences
efsane fairy tale

O bir peri masalı, bir efsane.

And it's a fairy tale, a legend.

Mitler, efsaneler, peri masalları

Myths, legends, fairy tales

Bu imkânsız. Çılgın bir masal, bir mit, bir efsane

It, it's, it's imposiblecrazy a fairy tale, a myth, a legend!

efsane fable

Efsaneler de hikaye gibidir.

Legends are like fables.

Ve şu Yunan efsanelerini resmetmektedir:

And depicts the classic greek fable:

efsane iegend

Bu kitap. ve efsaneler gerçekti.

The book. The Iegends were true.

Üç J bir efsanedir.

Triple J is a Iegend.

efsane fabulous

O bir Hudson Hornet efsanesi!

He's a fabulous Hudson Hornet!