ekran

Denise her zaman senin küçük ekran için doğmuş olduğunu söyler.

Denise always says you were born for the small screen.

Ne? Bataryası olmadan ekranı bir işe yaramaz ki.

Without a battery, the digital display is useless.

Ama bir kaç dakika içinde onu bu ekranda göreceğiz.

But we'll see him on this screen in a few minutes.

Bu sadece bir mavi ekran.

That's just a blue screen.

Bataryası olmadan ekranı bir işe yaramaz ki.

What? Without a battery, the digital display is useless.

Johnny, seni Nigel Hughes ile tanıştırmak istiyorum, sahne ve ekran yıldızı.

Johnny, I'd like you to meet Nigel Hughes, star of stage and screen.

O senin düz ekran sattı.

He sold your flat screen.

Evet ama ekranda hiçbir şey yok.

Yeah, but there's nothing on the screen.

Bu bir plazma ekran.

It's a plasma screen.

Boş bir ekran ve boşa gitmiş bir sürü elektrik.

A blank screen and a lot of wasted electricity.