eksik

Bu hikayede bir şeyler eksik. ve bana yardım etmezsen ben de sana yardım edemem.

Something is missing from this story. And if you don't help me, I can't help you.

İstediğim her şeyin olduğunu düşünüyordum, ama her zaman eksik bir şeyler vardı.

I mean, I thought I had everything I wanted, but there was always something missing.

Her gün mutlu bir şekilde uyanıyorum ama sanki bir şey eksik, sanki bir delik var gibi.

Look, I wake up every day and I feel okay but there's something missing. Like a Like a hole.

Bir şeyin eksik olduğunu biliyordum. Belki bu. Belki de başka bir şey.

I knew something was missing, maybe this, maybe something else.

Güzel bir iş, mükemmel bir Ama sanki bir şeyler eksik gibi.

A great job, a wonderful husband but it feels like one thing is missing.

Şu anda hayatımda eksik olan tek bir şey var.

There's only one thing missing from my life right now.

Ama hala eksik olan bir şey var.

But there's still one thing missing.

Biliyor musun, bu köyde eksik olan bir şey var.

You know, there's something missing in this town.

Ama eksik bir şeyler varmış gibi hissettin mi hiç?

But did you ever feel like something was missing?

Fakat burada eksik olan bir şey var.

But there's just one thing missing here.