Turkish-English translations for el:

hand, hands · manual · arm · move · round · hand-held · palm · fist · one shot · handheld · country · trick · grip · mitt · paw · stock · hand-operated · foreign · other translations

We also found translations for word el in English.

el hand, hands

Sadece gözlerini kapat ve elimi tut, sana harika bir şey göstereceğim.

Just close your eyes and hold my hand, I'll show you something wonderful

Burada bir insan eli var.

There's a human hand in here.

Çok güzel elleri vardı, gördün mü?

She had beautiful hands, you see?

Click to see more example sentences
el manual

Ne zamandan beri ön kapı elle açılıyor?

So since when is the front door manual?

Elle kumanda edebilirim ama o kontrol paneline ihtiyacım var.

I can override her manually, but I need that control panel.

Chakotay, elle hedeflemeyi başlat.

Chakotay, initiate manual targeting.

Click to see more example sentences
el arm

Kolunu buraya koy, el şuraya, ve buraya bak Yukarı bak.

Put your arm here, hand on there, and look there and look up.

Kolunu ya da en azından elini kaybedecek.

He will lose an arm or hand, at least.

İçgüdülerini kullan. Ve de gözlerini. Ellerini ve kollarını da.

Use your instincts and your eyes, then your hands and arms.

Click to see more example sentences
el move

Sadece... .ellerini küçük yaralı bir hayvan gibi etrafta oynatma.

Just don't move your hands around like a small wounded animal.

Ve aniden minik eli hareket etti.

And suddenly, the tiny hand moved.

Çek ellerini, sıra bende.

Move your hands. My turn.

Click to see more example sentences
el round

Hadi, dostum, bir el daha.

Come on, dude, one more round.

Tamam, bir el daha.

Okay, one more round.

Ve sol elinde yuvarlak bir yara izi.

And on her left hand, a small, round scar.

Click to see more example sentences
el hand-held

Daha sonra doktor Campbell içeri geldi ve elimi tuttu.

And then Dr. Campbell came in and held my hand.

İlk defa bir kızın elini tuttuğun zaman?

The first time you held a girl's hand?

Ben de elini tuttum

So, I held her hand

Click to see more example sentences
el palm

Tarot kartları ve çay yaprakları.. kristal bir küre el falı bakılıyor.

Tarot cards and tea leaves A crystal ball Palm reading, candlelight

Onun ruhani rehberi, bir el falcısı.

Her spiritual guide is a palm reader.

Ve bir de "Buda'nın Eli" tekniğini.

And the Buddha Palm Technique?

Click to see more example sentences
el fist

Heimlich manevrası, Dr. Heimlich tarafından geliştirilmiştir, bir gece kalkmış ve; "Bir yumruk, bir el!

Heimlich maneuver, developed by Dr. Heimlich, who woke up one night and went, "A fist, a hand!

Boş bir el bile bir yumruk hâline gelebilir.

An empty hand can yet become a fist.

Normalde yumruk tokuşurum ama hadi el sıkışalım.

Now, I normally bump fists But let's shake hands

Click to see more example sentences
el one shot

Peki, güvenlik görevlisi sadece bir el ateş etmiş.

Well, that security guard only fired one shot.

Bir el bile ateş etmedin, değil mi?

You didn't even fire one damn shot, did you?

Aptal, o sadece bir el ateş etmiş.

Idiot, he only fired one shot, that's it!

Click to see more example sentences
el handheld

Bir el pusulası var, ama oldukça iyi çalışıyor.

I have a handheld directional, but it works pretty well.

Tezutsu Hanabi, elle kullanılan havai fişekler üretti ve bunları Toyohashi ve diğerlerine yaydı.

Tezutsu Hanabi, large handheld fireworks, created here and spread to Toyohashi and elsewhere.

Bir el oyun konsolu.

A handheld game console.

Click to see more example sentences
el country

Eğer Almanlar bu şehri ele geçirirse bütün ülke dağılır.

If the Germans capture this city, the entire country will collapse.

İngiliz listeleri, ülke listeleri, elle beslenen kuşlar listesi.

British lists, country lists, birds fed from the hand list.

Bay Navorski, ülkeniz içeriden birileri tarafından ele geçirilmiş.

Mr. Navorski, your country was annexed from the inside.

el trick

Sihirli hileler ve hafif bir el.

Magic tricks and slight of hand.

Ben ona spastik el numarası diyorum.

I call that my spastic hand trick.

El çabukluğu, kart numaraları.

Sleight of hand, card tricks.

el grip

Sadece elimi sıkı tut.

Just grip my hand.

Bu Wesen'ın elinden kaçmak âdeta imkânsız.

Escaping this wesen's grip is virtually impossible.

el mitt

Dostum, şu ellere bak.

Man, look at those mitts!

Robert, ellerini ver bana.

Robert, give me your mitts.

el paw

Eğer o pençeyse, o zaman benim elim daha güçlü.

If that's a paw then I have a strong hand.

O zaman rüzgarın el-göz koordinasyonu bozuk olmalı.

Ouch! Then that wind has sick paw-eye coordination.

el stock

Aynı el yazısı, aynı mürekkep, aynı kağıt.

Same handwriting, same ink used, same paper stock.

Gregory Malina elindeki Frobisher hisselerini Frobisher'la aynı gün toptan satmış.

Gregory malina dumped his frobisher stock the exact day arthur frobisher did.

el hand-operated

Piçler buna "Temiz El Operasyonu" diyor.

Bastards called it "Operation Clean Hands".

yeni nesil el bilgisayarı işletim sistemleri.

the next generation of hand-held operating systems.

el foreign

El Cezire ve yabancı bazı haber servislerine göre onları deli bir Amerikalı öldürmüştü.

According to Aljazeera and some foreign news services one crazy American killed them all.