elbise

Bence bu harika bir elbise ama ben daha çok sanki şöyle bir şey düşünüyordum bu nasıl?

I think that is a great dress, um, but I was thinking a little more of something like this?

Bana bana bir iyilik yap ve bu akşam o gümüş elbiseyi giy, tamam mı?

Do do me a favor, and wear that silver dress tonight, okay?

Biliyor musun, gerçekten güzel bir elbise ve içinde, harika görünüyorsun.

You know, that is a beautiful dress, And you look wonderful in it.

Kutuda, senin için bir sürpriz var balo için çok hoş bir elbise.

In the box, there's a surprise for you a lovely new dress for the ball.

Biri sana takım elbise almak istiyor. Bir başkası para yollamış ve bir başkası para istiyor.

One wants to buy you a suit another one sent money, and another one wants money.

Biz bir silah ya da senin elbiselerin biraz kan ya da birşey bulacağız.

We'll find a weapon or some blood on your clothes or something.

Ama sence de bu elbise için biraz yüksek değiller mi?

But don't you think they're a little high for that dress?

Her neyse, anlayışın için çok teşekkürler. Organizasyon için bir elbise almak istiyorum sadece.

So anyway, thank you for understanding that I just wanna buy my dress for the event.

Ne güzel bir düğün elbisesi!

What a beautiful wedding dress!

Ertesi gün, içinde güzel bir elbise olan bir kutu geldi bir de not vardı

The next day, a box arrived with a beautiful dress and a note saying