Turkish-English translations for elebaşı:

ringleader · kingpin · other translations

elebaşı ringleader

Elebaşı, kapıyı ve içeri gir.

Ringleader, open the door and go in.

O bir elebaşı, yani ilk önce gidecek.

She's a ringleader, so she goes first.

Skye'ın babasının elebaşı olduğundan emin misin?

You're sure Skye's father's the ringleader?

Click to see more example sentences
elebaşı kingpin

Bir kaçak, bir haydut, belki de Bolivyalı uyuşturucu ticaretini elebaşı.

A renegade, an outlaw, maybe even a kingpin in the Bolivian drug trade.

Elebaşı, esrarcı adam, zırhlı Rolls Royce.

Kingpin, heroin guy, armored Rolls-Royce.