Turkish-English translations for elektrik:

electricity, electrical, electric · power · wire · light · utility · other translations

elektrik electricity, electrical, electric

O halde bir şişe tekila ve bir elektrikli diş fırçası öneririm.

Then may I suggest a bottle of tequila and an electric toothbrush.

Boş bir ekran ve boşa gitmiş bir sürü elektrik.

A blank screen and a lot of wasted electricity.

Hayır. O sadece elektrikli.

No, that's just electric.

Click to see more example sentences
elektrik power

Şu anda elektrik yok, Ama sorun değil.

Now there's no power, but no problem.

Elektrik olmayan bir dünya.

A world without power.

Elektriği kes ve bana bir el feneri ver.

Cut the power and give me a flashlight.

Click to see more example sentences
elektrik wire

Sonra jeneratör için elektrik kabloları daha sonra ise..

And then the electrical wires for the generator, and then

Elektrik teli var mı?

Got any electrical wire?

Spencer, sen ve Coy biraz elektrik kablosu sökün.

Spencer, you and Coy strip some of that electric wire.

Click to see more example sentences
elektrik light

Ama tabii ki başka bir açıklaması da, aslında elektrik ışıklarına sahip olduklarıdır.

But another explanation of course would be they actually had electrical lights.

Bu sadece bir elektrik ışığı.

It's just an electric light.

Bir elektrik anahtarının üstünde yanıp sönen sarı bir ışık var.

There's a blinking yellow light above a switch. You flick the switch.

Click to see more example sentences
elektrik utility

Güvenlik duvarı tüm ulusal sistemleri koruyor. Enerji, elektrik, su, ulaştırma

The firewall protects all national systems: energy, utilities, transportation

Bu da kira, su, elektrik ve kitaplar için

And this is for the rent, water, utilities, books

Elektrik bir kamu hizmetidir.

Electricity is a public utility.

Click to see more example sentences