emici

Nasıl ya da neden bilmiyorum, Ama eminim ki bunun için çok güzel bir neden vardır,

I don't know how, I don't know why, but I'm sure there's a very good reason for it.

Oh, evet, eminim, ve gördüm ne gelen O çok iyi hissediyordum ve hakkında daha iyi hissediyorum.

Oh, yeah, I'm sure, and from what I saw, he was feeling pretty good and about to feel even better.

Emin değilim ama sanırım seni daha önce gördüm.

I'm not sure, but I think I've seen you before.

Biliyorsun, bu dava hakkında fazla şey bilmiyorum ama emin olduğum bir şey var.

You know, I don't know about this case, but I do know one thing for sure.

Bu iyi bir fikir mi, emin misin?

Are you sure this is a good idea?

Ne yaptığndan gerçekten emin değilim ama en azından onun etrafında değil artık.

Not really sure what he does, but at least he's not around her anymore.

Bu iyi bir fikir mi emin değilim.

I'm not sure this is a good idea.

Ona iyi bak, ve biliyor musun, bu hafta olduğundan emin ol, tamam mı?

Look after her, and you know what, just make sure it's in the week, okay?

Bunun şu an iyi bir fikir olduğundan emin misin?

Are you sure that's such a good idea right now?

Tam emin değilim ama üç ay yetecek kadar yemek ve suyumuz var.

I'm not exactly sure, but we have enough food and water for three months.