Turkish-English translations for erzak:

supply · provisions, provision · food · rations, ration · grocery · stores · other translations

erzak supply

Buraya kesinlikle yiyecek ve erzak için geldin Bir de bulmak için.

And you definitely came here for food and supplies and to find a wife.

Belki de yiyecek ve erzak getirmiştir.

Maybe they brought food and supplies.

Sen bize biraz erzak bul.

You get us some supplies.

Click to see more example sentences
erzak provisions, provision

Erzaklar buraya, satılık mallar veya takaslar buraya ve tüm silahlar Bay Happ'a.

Provisions over here, goods for sale or exchange here, and all weapons to Mr. Happ.

General Pang, erzak nihayet geldi.

General Pang, the provisions have arrived

Erzakları, sabırları ve güçlü duvarları var.

They have provisions, patience, and strong walls.

Click to see more example sentences
erzak food

Buraya kesinlikle yiyecek ve erzak için geldin Bir de bulmak için.

And you definitely came here for food and supplies and to find a wife.

Evet ama erzak yok.

Yeah, but no food.

Belki de yiyecek ve erzak getirmiştir.

Maybe they brought food and supplies.

Click to see more example sentences
erzak rations, ration

Sağlık sigortası, erzak ve adil ücret.

Health benefits, rations and fair compensation.

Yanınıza iki jip ve bir haftalık erzak alın.

Take yourself two jeeps and a week's rations.

Hiç erzak yok, efendim.

I have no rations, sir.

Click to see more example sentences
erzak grocery

Gel de bana şu erzaklar için yardım et.

Come and help me with the groceries.

Bir de yiyecek ve erzak?

And food and groceries.

Veya erzaklar, veya Xbox oyunları?

Or groceries or, like, Xbox games?

Click to see more example sentences
erzak stores

Eriksson, sen ve Diaz erzak ve cephaneyi depolayın.

Eriksson, you and Diaz get the chow and ammo stored.

Erzak dükkanı mı?

The provision store?

Lalji'nin dükkanını hatırlıyor musun, soyduğumuz erzak dükkanını?

Remember Lalji's shop? The provision store which we robbed?

Click to see more example sentences