Turkish-English translations for esaret:

captive, captivity · bondage · slavery · servitude · other translations

esaret captive, captivity

Esaret altında yaşamak kolay değil, değil mi arkadaşım?

Living in captivity is not easy, is it, my friend?

Genel olarak, Avignon Esareti olarak anılır.

Commonly referred to as the Avignon Captivity.

Bu kız yıllarını esaret içinde geçirmiş.

This girl has spent years in captivity.

Click to see more example sentences
esaret bondage

Bu gece iki esaret partim var.

I have two bondage parties tonight.

Kesinlikle değil, standart esaret dişli.

Definitely not your standard bondage gear.

Bilirsin, küçük dayaklar, kamçılar, küçük esaretler gibi.

You know, like spankings, whippings, little bondage.

Click to see more example sentences
esaret slavery

O bizi esaret'ten kurtardı.

He saved us from slavery.

Kölelik, serflik, ücretlilik. Medeniyetin üç büyük döneminde karakterize edilmiş esaretin farklı üç hali.

Slavery, serfdom, wage-earning these are the forms of servitude characterizing civilization's epochs

Esaret yolu Bu, ezilmeye ve çürümeye mahkumdur.

The path of slavery, it crushes and decays.

Click to see more example sentences
esaret servitude

Kölelik, serflik, ücretlilik. Medeniyetin üç büyük döneminde karakterize edilmiş esaretin farklı üç hali.

Slavery, serfdom, wage-earning these are the forms of servitude characterizing civilization's epochs

Sheri bu kadınları esaretten kurtardı.

Sheri saved these women from servitude.